Hemşin Platform

Ziyaretçi Bugün:
Ziyaretçi Dün:
Toplam Ziyaretçi:
Ziyaretçi Rekoru:
1.723
2.115
2.192.945
6.123 Ziyaretçi Tarih 03.04.2008
Atatürk
Bayrak
 
Sevgili Ziyaretçi, Karadeniz'lilerin Buluştuğu Ortak Nokta Web Sayfasına Hoş Geldiniz.
 
Hemşin Platform » ~Hemşin~ » Yöremizde Gelenek Ve Göreneklerimiz » 64 yılı anıları / NERMİN » Sevgili Ziyaretçi [Giriş yap|Kayıt Ol]
 
[Yeni Konu Aç] [Cevap Yaz]
» BAŞLIK: 64 yılı anıları / NERMİN
Yazan
Mesaj

Hursaral [Bay]


Üyelik Tarihi 22.01.2008
Mesajlar: 35
Yaşı: 54
Ad, Soyadı: hURŞİT sARAL
İkamet Edilen Yer: Ankara
Meslek: YAZAR

64 yılı anıları / NERMİN 23.06.2008 14:59 [SEÇENEKLER] [YUKARI] [AŞAĞI]

NERMİN

“Koşar” adlı öyküsel anlatımda, sizlere, bir köpeğe duyduğum sevgiden ötürü ilkokul dördüncü sınıfı Doğu Karadeniz’in bir köyünde okuduğumdan söz etmiştim. Koşar’ın silinmez anısının yanı sıra, o yıla ilişkin belleğimden çıkmayan bir şey daha vardı;

Nermin.

Okulun açılış gününde tanıdım Nermin’i. O da ilk kez geliyordu köye. Ankara’dan gelmişti. Pek çok şeye uyum sağlayamıyordu. Hele, Dere Mahallesinde oturdukları için hergün bir saatlik yokuşu çıkmak, onu çok zorluyordu. Dere mahallesinde oturanlar, öğle dinlencesinde evlerine gidemediği için yemeklerini evden getirirlerdi. Sakın şimdiki gibi beslenme çantaları, sırtta geçirilen okul çantalarını düşünmeyin. Çoğunluk bezden dikilmiş tek gözlü çantalardı bunlar. Boyundan asılı bu bez çantalar, bir elde öğle yemeği azıkları, diğer elde kışın herkesin getirdiği sobaya atılacak bir odun parçası… Sonraki yıllarda bu odun taşıma işi bırakılıp, yerine, yazdan her ailenin bir yük odun getirmesi koşulu oluştu. Nermin bunlara epeyce zorlanacaktı, belli.

İkimiz de kent kökenli olduğumuzdandır sanırım, tanışıklık ve dostluğumuz kendiliğinden oluştu dersem yeridir. Bolca kentten, alışkanlıklardan, arkadaşlardan söz eder olduk. Öğretmenimiz, dikkatini çekse gerek, ikimizi birden yanına çağırdı. Bizlere, bu yeni yaşantımızın kente göre daha zor ama değişik ve yararlı geçeceğini söyledi. Ben doğrusu Koşar’la olacağım için gönüllüydüm ama Nermin istemeden gelmişti buralara. Ailesi o yıl öyle öngörmüştü.

İlk çekingenlik günleri sonrası, alışıverdik okula. Öğretmenimiz, kızların sırasının bittiği ilk erkekler sırasına beni yerleştirdi. Nermin’in hemen arkasındaydım. Buna bile değme sevinmiştim. Aslında o yaşta da olsa okulun dört ve beşinci sınıftaki tüm erkekl öğrencileri, kendilerine açıklamaktan kaçınsalar da çocukça bir sevginin kahramanı yapmışlardı. Nermin'i. Herkes aşıktı bu sessiz, yüzünde hüznün coğrafyası çizili kıza.

Bu arada size, o yıllarda ki bir uygulamadan söz edeyim. Amerikan yardımı yıllarıydı. Her okula süttozu veriliyor, devletin verdiği kocaman kazanlarda öğleyin nöbetçi çocuklar, süttozunu suya döküp kaynatıyorlardı. Kocaman ateşin karşısında, minicik ellerin sürekli karıştırdığı kocaman kepçe, bakır taslarda herkesin içmekte zorunlu olduğu üstelik de iğrenç tadı olan bu süt uygulaması; biz öğrencilerin tam bir nefretiydi doğrusu. Sütümüzü alır almaz, bahçedeki yemek düzeninden bir biçimde kaytarır eve doğru seğirtirdik. Sütlerimiz Koşar için tam bir şölendi doğrusu.

Yaşlıların dediğine göre o yıl karakış çok zorlu geçiyordu. Bizim ev okulun yanındaydı ama ya dere mahallesinde oturanlar. Minicik ellerin kalem tutup yazamadığını anımsarım. Kış, Nermin için de büyük yıkım olur. Sürekli öksürüyordu. Çok öksürdüğü bir gün öğretmenimiz, “birkaç gün okula gelme iyileş” dedi. Nermin, birkaç gün sonra da gelmez okula. Komşu çocuklar, “Kar yemiş içerlerini dondurmuş” diyorlardı. Ocak ayının birbuçuk metre kar’ında, yedi kilometrelik ilçe yolunun aşılıp doktora götürmenin güçlüğünü siz düşünün. İki gün sonra gelirler ilçe’dan, akşamın yatsı’sında.

Gecenin sessizliğini bağırışlar, haykırışlar, birbirine geçmiş belirsiz sesler böler. Latife Ana’nın ağıtları, ta bizim mahalleden duyulmaya başlar. Evlerin lüks’lerinin güçlü, ondört numara idare lambalarının cılız ışıkları her evde yanmaya başlar. “Kara haber tez ulaşır”, Nermin ölmüştü.

Tüm çocuklar üzüntü içindeydik. Kimimiz yalnızca üzüntü duyarken kimimiz de sessizce ağlıyorduk. Bağırmak, haykırmak alabildiğince sesli ağlamak istiyordum. Bunu yapamıyor, utanıyor, sakınıyordum.

Ertesigün, öğretmenimiz tüm okulu birbuçuk metre yağmış kar’a karşın, dere mahallesine götürdü. Gömütlüğün başında saygı duruşunda bulundurdu. Bir konuşma yaptı. Onun bir melek olduğunu ve gittiği yerin kutlu olduğunu söyleyerek acımızı azaltmaya çalıştı. Arkadaşları olarak bir konuşma da ben yaptım. Ağlarken utancımdan başımı yere doğru indiriyordum, Koşar’da benimle birlikte ağlıyordu.

Öğretmenimiz okulda dere mahallelilerle bir görev verdi. Önce bir gemici fenerinin çevresini renkli kâğıtlarla sıkıca sardı. Feneri yaktığında öylesi güzel bir ışık görünümü oldu ki, sanırsınız Tanrısal kaynaktan bir ışık kaynağı, ışınlarını saçıyor. Dere mahalleli çocuklar okul dönüşü evlerine dönerken Nermin’e uğrayacak, feneri yakıp başucuna asacak; sabahleyin de feneri söndürecekler. Bu tüm öğretim yılı boyunca sürecek. Mahalle çocukları gönüllü oldu, kimilerinin ailkesi kızsa da. Bir hafta boyunca kusursuzca işledi. Gecenin karanlığında karşı yamaçta parıldayan renkli ışıklar, sanki her birimizi esenliyordu.

Ama kısa sürdü. Kış öyle sertleşti ki, kar iki metreye ulaştı. Okullarda öğrenim onbeşgün ertelendi. Doğaldır ki, çocuklar gömütlüğe gidemedi. Olsun o bir haftalık uygulama öylesine güzeldi. Size belki çok uç örnek gelebilir ama oralarda iki metre kar yağabilir, bu kar en geç yirmi günde tümüyle eriyebilir.

İlkokul öğretmenimi geçenyıl kaybettik. O’nun ve Nermin’in anısı önünde saygıyla eğiliyorum.

Tanrı, ışıklarını eksiltmesin.

Hurşit Saral
23.06.2008 14:59 [Hursaral şuan Offline] [Yazılarını Ara] [Konu No: 16455] [Mesaj No: 144712]

tutiye [Bayan]


images/avatars/avatar-6088.jpg

Üyelik Tarihi 08.02.2006
Mesajlar: 217
Yaşı: 29

23.06.2008 15:45 [SEÇENEKLER] [YUKARI] [AŞAĞI]

Emeginize saglik

64 yili anilari tertemiz sevgilerle dolu

___________________________________
Varlığından emin olduğumuz “daha iyi” lerinin peşine düşmeden, biz “her neysek” o kadarını istiyoruz !
23.06.2008 15:45 [tutiye şuan Offline] [Yazılarını Ara] [Konu No: 16455] [Mesaj No: 144715]

Hursaral [Bay]


Üyelik Tarihi 22.01.2008
Mesajlar: 35
Yaşı: 54
Ad, Soyadı: hURŞİT sARAL
İkamet Edilen Yer: Ankara
Meslek: YAZAR

Konu'yu Başlatan
23.06.2008 22:07 [SEÇENEKLER] [YUKARI] [AŞAĞI]

Teşekkür ederim Cevriye Hanım.

Ne yazık...
Önce sevgilerimiz bozuldu...
Sonra duygularımız...

*************

ah ne güzel
kaçkar tepelerinde gün ağarır gibi ışıklı
ağzıma dolanan saçların sicim sicim
yakalayamadığım gözlerinde anlamın
suskunluğun özlemin
khozboncuk yağmurgözlüm karakışın sitemi
önoluş yüz vermese de gönülborcu kovuyor
en yakınımdaki uzak
ıraklığını seviyor şimdi göğsümün sol yanı
özlüyor kokunu burnum
duyumsuyorum bilesin
yörüngede bulamadım seni
ah be hayat
aşkı yaşatmıyorsun ya
taşacağım bir gün üzgünüm
ve yazıyorum kaçamak bakışlarla sana
azıcık da içimde kal
giremedin giremedim ama gittiğinde kal içimde azıcık
ne güzel sonyaz gibi hüzünlü yüklü
uçup giden kış ardı gelip yazlayan ilkyaz.
türküler eşliğinde karışmış mevsimler
ah ne güzel
kaçkar tepelerinde gün ağarır gibi ışıklı
palovit vadilerinde söylenmemiş sevdalara tutuklu

Hurşit Saral
23.06.2008 22:07 [Hursaral şuan Offline] [Yazılarını Ara] [Konu No: 16455] [Mesaj No: 144742]
[Yeni Konu Aç] [Cevap Yaz]

Konu içinde arama yap:

[Anasayfa] ·|· [Platform]


Konu Tarih Ve Yazar İzlenim Cevaplar Tarih Ve Yazar
12 Dateianhänge enthalten Yeni Yılınız Kutlu Olsun
(Forum: Bayram Ve Yaşgünü Mesajları)
  29.12.2008 16:04
AHMET  
833 38   01.01.2009 18:10
Kuku  
İzmirde Yeni Yılı Horonlarla Türkülerle Karşıyalım
(Forum: Kaçkar Derneği)
  31.12.2008 08:09
semra84  
163 1   31.12.2008 11:20
Dağdaki Murat  
yüzyılın deneyi
(Forum: Fikir Ve Bilim Meydanı)
  12.09.2008 00:10
ebruli  
541 3   12.09.2008 16:41
kurtbey  
En büyük utancın 63. yılı
(Forum: Haberler)
  06.08.2008 09:35
Mustafa  
516 4   06.08.2008 23:25
saksu  
64 yılı anıları / KOŞAR
(Forum: Yöremizde Gelenek Ve Göreneklerimiz)
  16.06.2008 13:05
Hursaral  
721 2   16.06.2008 16:45
saksu  

Hemşin Platform » ~Hemşin~ » Yöremizde Gelenek Ve Göreneklerimiz » 64 yılı anıları / NERMİN

Hemşin Platform'u 1024 x 768 Çözünürlükle hazırlanmıştır Ve Tavsiye edilir.
Aksi durumlarda Tasarım düzgün görünmeyebilir.
Burning Board 2.3.x, Powered by WoltLab GmbH
© 2005-2009 Hemsinliyiz.Biz Kurucusu, Sayfa Tasarımı Ve Geliştirme Mutlu KOBAL Ve Naci KOBAL'a aittir.
Sitedeki materyaller izinsiz ve/veya kaynak göstermeden kullanılamaz.
Hemşinliyiz Biz | Bulutların Ülkesi | Rize - Hemşin
Bu Konu'da yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Hemşin Platform'u sorumlu değildir.