Hemşin Platform

Ziyaretçi Bugün:
Ziyaretçi Dün:
Toplam Ziyaretçi:
Ziyaretçi Rekoru:
1.997
2.115
2.193.219
6.123 Ziyaretçi Tarih 03.04.2008
Atatürk
Bayrak
 
Sevgili Ziyaretçi, Karadeniz'lilerin Buluştuğu Ortak Nokta Web Sayfasına Hoş Geldiniz.
 
Hemşin Platform » ~Hemşin~ » Yöremizden Haberler » FESTİVAL MASKESİYLE ERMENİCİLİK » Sevgili Ziyaretçi [Giriş yap|Kayıt Ol]
 
 Toplam 4 Sayfa:   1   2   3   4     [Yeni Konu Aç] [Cevap Yaz]
» BAŞLIK: FESTİVAL MASKESİYLE ERMENİCİLİK
Yazan
Mesaj

BİRLİK [Bay]


images/avatars/avatar-1676.jpg

Üyelik Tarihi 23.03.2005
Mesajlar: 603
Yaşı: 40
Ad, Soyadı: Kerim BİRLİK
İkamet Edilen Yer: Ankara
Meslek: kamu

FESTİVAL MASKESİYLE ERMENİCİLİK 26.07.2008 21:28 [SEÇENEKLER] [YUKARI] [AŞAĞI]



RİZE’de düzenlenecek 3. Yeşil Yayla Festivali için Ermeni diasporasıyla bağlantılı The Christensen Fund’un (TCF) 220 bin euro göndermesi Karadenizlileri ayağa kaldırdı. “Hemşinliler Ermenidir” propagandasının yapılmak istendiğini belirten vatandaşlar, “Hemşinliler Türk boyudur” dedi.

Çeşitli sivil toplum kuruluşu önderlerinden İsmail Dinçer, Musa Abay, Cevat Çiçek, Fatih İslamkaraoğlu ve Bahattin Karagöz, misyonerlik faaliyetlerine Ermeni yanlılarının eklenmesinden endişe duyduklarını ifade ettiler.

Ermeni parasıyla festivale isyan!
Diasporanın desteklediği TCF’nin, Ermeni propagandası için Rize’de düzenlenecek Yeşil Yayla Festivali’ne 220 bin euro katkı sağlaması Karadenizlileri ayağa kaldırdı

Haber: Selda Öztürk KAY
Festival adı altında Ermeni propagandasına vatandaşlar isyan etti. Rize’nin Fındıklı, Çağlayan, Hemşin ve Çüpendüzü İlçelerinde, 1-3 Ağustos 2008 tarihleri arasında düzenlenecek 3. Yeşil Yayla Festivali’ne Ermeni gölgesi düştü. Bu yıl organizasyonu üstlenen Gola (Yayla) Kültür, Sanat ve Ekoloji Derneği’nin, merkezi ABD’nin San Fransisco kentinde bulunan Ermeni diasporanın destek verdiği The Christensen Fund’dan (TCF) 220 bin euro bütçe aldığını öğrenen vatandaşlar, etkinliğin iptalini istedi.

Etnik kök arayışındalar!
Ulusal Güç Birliği Platformu Genel Sekreteri İsmail Dinçer’in, Kıbrıs Türk Kültür Derneği’nde bir araya getirdiği Karadeniz derneklerinin temsilcileri, bölgelerinde yürütülen “misyonerlik” faaliyetlerine Ermeni safsatalarının eklenmesinden endişe duyduklarını ifade ettiler. Gola Kültür, Sanat ve Ekoloji Derneği’nin bölgedeki faaliyetlerini anlatan Pazar Eğitim Vakfı Başkanı Cevat Çiçek, “Batık Ermeni kültürü ve mirasından bahsediyorlar. Bizde bu yönde bir kanaat oluşturma gayretindeler. Doğu Karadeniz’de etnik ayrımcılık yaratmaya çalışılıyorlar” dedi. Hemşin Sosyal Sorumluluk ve Gelişim Derneği’nin yeni Başkanı Musa Abay da, “Festival, Hemşin’de infiale yol açtı. Halk yapılmasını istemiyor. Festival, bu bölge Ermenilere aittir düşüncesine belge, bilgi ve doküman sağlamak amacıyla düzenlendi” diye konuştu.

Gola’daki kuşkular
Rize Dernekler Birliği Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Bahattin Karagöz de, “Festival, art niyetli kişilerin savunduğu ’etnik farklılık’ tezine coğrafi tanıklık yaratmaktan ibarettir. Doğu Karadeniz’de Ermenilere dair bir ’kök’ arayışında olanlar, uluslar arası arenada bu belge ve bilgileri kullanarak ’Bakın, Doğu Karadeniz’de Ermeni kültürü var’ savını öne sürecektir” dedi. Gola (Yayla) Kültür, Sanat ve Ekoloji Derneği, İstanbul merkezli faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşu olarak biliniyor. Derneğin uzman olduğu iddia edilen üyeleri, Doğu Karadeniz bölgesindeki çeşitli il ve ilçelere rutin olarak düzenledikleri ziyaretlerde, Karadeniz’in kendine özgü “yer, yemek adları ile bazı terimlerin” tarihi kökenlerini araştırırken, “Ermeni kültürünün izlerini” arıyor. Derneğin, bölgedeki tarihi ev ve yapıları fotoğraflayarak Ermeni kültürünün varlığını kanıtlama yönünde faaliyetleri de devam ediyor.

İlgi odağı Karadeniz
Merkezi San Fransisco’da bulunan Ermeni diasporanın destek verdiği The Christensen Fund’un (TCF) coğrafi öncelik verdiği bölgeler arasında Türkiye’nin Doğu Karadeniz bölgesi ile Kırgız Cumhuriyeti ve Tacikistan yer alıyor. TCF, “istisnai kültürel” ve biyolojik farklılıklar üzerine araştırmalar yapan kurum ve kuruluşlara finansman desteği sağlıyor. Kuruluşun internet
sitesinde, “Heterojen yapıların daha esneklik kazanması” ifadesi dikkat çekerken “küresel iklim değişiklikleri ve diğer değişimler” ibaresiyle de faaliyetlerin amacına genel bir anlam verme çabası görülüyor. Vakfın ismi oldukça şüphe uyandırıyor. “Christensen” sözcüğü “Christen” teriminden türüyor ve bu terimin Türkçe karşılığı ise “Vaftiz etmek, vaftiz sırasında ad vermek” olarak biliniyor.

Festivalde, “Hemşinli-ler Ermenidir” propagandası yapılacağını bildiren dernek temsilcileri, “Hemşinliler Türk boyudur” diye tepki gösterdi.
24/07/2008 22:57
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/haberdetay.php?hit=8453

___________________________________
http://baskoyluler.azbuz.com/index.jsp?
26.07.2008 21:28 [BİRLİK şuan Offline] [Yazılarını Ara] [Konu No: 16754] [Mesaj No: 147796]

tecinali_att [Bay]


images/avatars/avatar-201.jpg

Üyelik Tarihi 06.01.2007
Mesajlar: 408
Yaşı: 26
Ad, Soyadı: ahmet benek
Meslek: acil tıbbi teknisyen(deheluk devlet memuri olemedi)

kapak 27.07.2008 00:44 [SEÇENEKLER] [YUKARI] [AŞAĞI]

bugün 220 bin euro yardım gönderenler yarın arsalarınızdan çıkın diye 2.220 bin euro gönderirler.umuyorum ve temennim odurki HEMŞİNLİ HEMŞİNİ KARIŞTIRMAK İSTEYENLERİN YÜZÜNE BİR OSMANLI TOKATI GİBİ İNER.herşeyin acısı geçer tokatında ama yüzündeki 5 parmağın izini neyle anlatacaksın.

___________________________________
[COLOR=red]SOYU SOYSUZ OLANIN SÜTÜ BOZUKTUR BEYLER
27.07.2008 00:44 [tecinali_att şuan Offline] [Yazılarını Ara] [Konu No: 16754] [Mesaj No: 147819]

y.n.mataracı [Bay]


Üyelik Tarihi 10.01.2007
Mesajlar: 91
Yaşı: 55
Ad, Soyadı: yunus nadı mataracı
Meslek: emeklı

ermenı oyunu 27.07.2008 17:59 [SEÇENEKLER] [YUKARI] [AŞAĞI]

o.güleri yaşayan dedelerımiz sağolsalardı görurduler.bizler neciyiz .dedelerın anlattıklarını yaşadıklarını yazınkı yaşamıyan gençlerımız okusun belkı duşunurler belkı 0kuyarak yaşarlar .onların çabaları boş.o dedelerın torunları var.biz sade horon oynamayız .hakkedenı oynatmasını bılırız.mesele onlara yalakalık yapan içimizdekı haınler .paraylan satılıyolar deşifre olmaları güzel bılelım şunları .ogünlerı yaşayıp mucadele veren dedelerımıze rahmet.onların sayesınde biz HEMŞINLIYIZ..Rahmetlıler ATATURK..KAZIM KARABEKIRIN...LAZ ASKERINI .. savaşlarını mucadelesını yaşayan dedem anlatırdı dılnleyerek yaşardık .selam saygı butun hemşine.....torun..
27.07.2008 17:59 [y.n.mataracı şuan Offline] [Yazılarını Ara] [Konu No: 16754] [Mesaj No: 147925]

BİRLİK [Bay]


images/avatars/avatar-1676.jpg

Üyelik Tarihi 23.03.2005
Mesajlar: 603
Yaşı: 40
Ad, Soyadı: Kerim BİRLİK
İkamet Edilen Yer: Ankara
Meslek: kamu

Konu'yu Başlatan
27.07.2008 19:31 [SEÇENEKLER] [YUKARI] [AŞAĞI]

Bana Gelen bir mail

Elleri bir ağaca arkadan bağlanan hamile bir kadının başına dikilmiş olan iki Ermeni yazı tura atıyordu. Bu kanlı kumarı yaklaşık 100 yıl önce Anadolu toprağında Kars'ta Ağrı'da Van'da Erzurum'da da ataları oynamıştı.Onlardan duymuşlardı. Karnı burnunda çaresiz bir Azeri kadının doğumu oldukça yakın görünüyordu. Çaresiz kadın bir hazan yaprağı gibi titriyordu. Elbiseleri yırtık, ayakları çıplaktı...Ermenilerin uzun boylu olanı elindeki AK-47 model Rus yapımı otomatik tüfeğinin namlusuna monte edilen seyyar kasaturayı çıkartırken, diğeri elindeki demir parayı havaya attı

:-Akçik, manç?..
(Kızmı, oğlan mı?)

-Akçik...
(Kız)

Bu cevap üzerine 'oğlan' diyerek bahse giren Ermeni, elindeki kasatura ile hamile kadının karnını bir hamlede yarıp çocuğu çıkarttı.Kan b! ürülügözleri bebeğin kasıklarına kilitlendi.

-Tun şahetsar,ınger...
(Sen kazandın, yoldaş)

-Yes şahetsapayts ays bubrikı inç bes bidigişdana...
(Ben kazandım ama bu bebek nasıl beslenecek?)

-Mayrigı bedge gişdatsine.
(Annesi besleyecek elbette)

Bunun üzerine daha kısa boylu olan Ermeni, bir hamlede kasaturaya geçirdiği bebeği annesinin göğsüne yapıştırdı:

-Mayrig yerahayin zizdur.
(Çocuğa meme ver)

Aynı dakikalarda Hocalı'nın başka bir semtinde tek kale futbol maçı hazırlığı vardı. İki kesik Azeri kadın başını kale direği yapmışlar, top arayışına girmişlerdi.Başı tıraşlı bir çocuk bulup getirdiklerinde ise Ermeni çeteci sevinçle bağırdı:

-Asixn ma/,çimi yev bızdıge, aveg gındırnadabidi. Gıdıresek...
(Bu hem saçsız hem de küçük, iyi yuvarlanır. Kopartın...)

Aynı anda çocuğun gövdesi bir tarafa,başı da orta yere düşmüştü...

Ermeniler zafer naraları! atarak, kanlı postalları ile kesik çocuk başına vurarak kanlı bir kaleye gol atmaya çalışıyordu.

Bu iki olay Hocalı'da bundan çok değil yalnızca 14 yıl önce yaşandı. Her iki olay da ermeni çetecilerin katliamlarına bizzat şahit olan görgü tanıklarının anlatımlarıdır.

Ne yazık ki 26 Şubat 1992 günü binlerce Azeri türlü yöntemlerle vahşice katledilmiştir. Ajanslar,katliam haberini bütün dünyaya hızla geçerken, arşı titreten ağır bir vahşet yaşanan Hocalı halkından geri kalanlar ise çaresizlik içinde kıvranıyordu.

Türkiye'de büyük bir dehşet uyandıran katliama ilişkin ilk görüntüler ise TRT aracılığı ile duyurulmuştu. Bütün olanları batılı gazeteciler, özellikle de New York Times belgeledi.

26 Şubat'ta güçlü silahlarla donatılmış Ermenistan silahlı kuvvetleri ile Hankendi'nde konuşlanmış bulunan Albay Zarvigarov komutasındaki 366'ncı Rus Motorize Alayı, Hocalı'ya saldırarak tarihin en vahşî katliamlarından birini yaptılar.

26 Şubat! gecesi Rus motorize alayının tanklarından açılan top ve roket saldırıları ile Hocalı Havaalanı kullanılamaz hâle getirilerek kentin dış dünya ile ilişkisi de tamamen kesildi.

Savunmasız kalan kente giren Rus destekli Ermeni askerleri, çocuk, yaşlı, kadın, bebek demeden birçok insanımızı vahşîce katlettiler. ermenilerin işgal ettikleri Hocalı'da dehşet verici olaylar yaşandı.

Canlı canlı insanların kafa derilerini yüzdüler,

Sağ olarak ele geçirdiklerini ise sistematik bir işkenceye ve tıbbî deneylere tâbi tutarak, insanlık dışı muamelelere maruz bıraktılar.

Hızar ve testereler ile diri diri insanların kol ve bacaklarını kestiler.

Genç kızların önce saçlarını,sonra da kafa derilerini yüzdüler.

Babanın gözü önünde evladını, evladın gözü önünde babayı kurşunlara dizdiler.

Kesik kafaları sepetlere doldurdular.

Peki neydi bu düşmanlık?

Ermenistan'daki okul duvarlarında asılan haritalarda Türkiye'nin 12 ili yer almaktayken, Ermenistan'ın bayrağında Türkiye hudutları içindeki Ağrı Dağı'nın resmi varken, Ermenistan Millî Marşı'nda 'Topraklarımız işgal altında, bu toprakları azat etmek için ölün,öldürün' denmekteyken, başkaca bir neden aramaya zaten gerek yok sanırım.

Dağlık Karabağ Bölgesi'nde bulunan Hocalı'ya, eski Sovyet İttifakı Silahlı kuvvetleri'ne ait 366.Alay'ın desteği ile Ermeni Sılahlı Kuvvetleri tarafından düzenlenen saldırılar sonucu 613 Azerbaycan Türk'ünün hayatını kaybettiği resmî olarak açıklandı. Ancak kayıp sayısının bu rakamların çok çok üstünde olduğu bilinmektedir.

56 hamile kadın karnı yarılmış durumda bulunmuştur.

Bu alçak saldırıda 487 kişi ağır yaralanırken, 1275 kişi ise rehin alınmış,geri kalan nüfus da bin bir zorlukla canını kurtarmış ancak bu olayın tahribatından ruhları ve hafızaları asla bir daha kurtulamamıştır.

Şahitlerin anlattıklarını dinleyenler önce kulaklarına inanamadı.!

Fakat katliam sonrası Hocalı'ya girdiklerinde ise, görgü tanıklarının abartmadığını kısa sürede anladılar. Hocalı'da katliam bölgesini gezen Fransız gazeteci Jean-Yves Junet'nin gördükleri karşısında söyledikleri, katliamın boyutunu da anlatıyordu:

'Pek çok savaş hikâyesi dinledim. Faşistlerin zulmünü işittim,ama Hocalı'daki gibi bir vahşete umarım kimse tanık olmaz' Peki 26 Şubat 1992 günü yaşanan bu katliamın emrini kim vermişti; Ermenistan Devlet Başkanı sıfatını taşıyan Robert Koçaryan denilen kirli katilden başkası değildi. Yaptığı terör faaliyetlerinin oranı nispetinde terfi eden Taşnaksutyun örgütü liderlerinden Robert Koçaryan, 20 Mart 1996'da Ermenistan Başbakanı oldu.

Karabağ'da barış istediği için aşırı milliyetçilerin tepkisine daha fazla direnemeyen Levon Ter Petrosyan istifa edince de 30 Mart 1998 yılında ondan boşalan Devlet Başkanlığı koltuğuna,'Hocalı Katlia! mı' baş sorumlusu olan azılı terörist Robert Koçaryan oturdu.

Ermeniler Türk hamile kadınlarına tecavüz edip karnını hamile olduğu halde taş ile doldurup öldürmüşler ve küçük Türk kızlarına tecavüz edip öldürmüşlerdi.

Ülkemizde sadece 1 ermeni öldürüldü diye yürüyüş yaptılar ve o kadar araştırdılar ama hiç bir insan kalkıp ta bu masum insanlara işkence edilip öldürüldükleri için yürüyüş yapmadı…………..

Yazıklar olsun ……

EGER KANINDA BİR DAMLA TÜRK KANI VARSA,
BUNU HERKESE YOLLA

___________________________________
http://baskoyluler.azbuz.com/index.jsp?
27.07.2008 19:31 [BİRLİK şuan Offline] [Yazılarını Ara] [Konu No: 16754] [Mesaj No: 147929]

lusnika [Bayan]


images/avatars/avatar-5412.jpg

Üyelik Tarihi 22.07.2005
Mesajlar: 91
Yaşı: 36
Ad, Soyadı: sevda yılmaz
Meslek: işçi

tuhaf.. 28.07.2008 18:37 [SEÇENEKLER] [YUKARI] [AŞAĞI]

yukarıda yazdığınız ermenice sözlerin tamamını türkçesini okumadan anladım.çözebildim ...çok tuhaf.....ama ben sadece insanım ne olduğum çok önemli değil.insan sadece insan..kökenimim ne olduğu hiç önemli değil.sadece insanım...

___________________________________
yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşcesine...NAZIM HİKMET RAN.
28.07.2008 18:37 [lusnika şuan Offline] [Yazılarını Ara] [Konu No: 16754] [Mesaj No: 148209]

bahar [Bayan]


images/avatars/avatar-6487.jpg

Üyelik Tarihi 26.05.2005
Mesajlar: 1.392
Ad, Soyadı: Sevil KEPENEKOĞLU
İkamet Edilen Yer: Ankara
Meslek: ..........

28.07.2008 22:27 [SEÇENEKLER] [YUKARI] [AŞAĞI]

Bu eylemleri gerçekleştirebilenler,, hayvan sınıfında değil..bitki sınıfında değil...kimyasal değil..uzaylı değil..bakteri değil..eşya değil ne peki.

Bunlara ne deniliyor... Telafuz etmesi çok zor ama Ermeni mi ?

Sevgili Lusnika.. sakın olaki nisbet yaptığımı düşünmeyin..nasılki siz çok net ifade etmişsinizki insan olduğunuzu..sadece insan.

Bende diyorumki yüzlerce,,binlerce defa şükürler olsunki... Elhamdulillah Müslüman'ım..Türk'üm. İnsan evladıyım.....

___________________________________
........................
28.07.2008 22:27 [bahar şuan Offline] [Yazılarını Ara] [Konu No: 16754] [Mesaj No: 148231]

kurtbey [Bay]


images/avatars/avatar-6382.jpg

Üyelik Tarihi 15.05.2006
Mesajlar: 1.647
Yaşı: 32
Ad, Soyadı: RAMAZAN TAŞÇI
Meslek: TEKNOLOJİ/ BİLGİSAYAR

BENCEDE ÇOK TUHAF ....... 29.07.2008 09:57 [SEÇENEKLER] [YUKARI] [AŞAĞI]

Bir Türk çocuğu Ulusunu Nasıl Sever?

1. Türk dilini sever, konuşan dille yazar. Bu güzel Türkçe’yi yeni edebi Türkçe’yi herkese öğretmek için çalışır.

2. Ulusunu sever. Büyüklerine saygılıdır .Ulusuna karşı olanlarla savaşır. Ulusunu kötüleyenlere karşı durur. Kötü laf söyletmez. Türk ulusunun diğer uluslardan daha ulu ve daha korkmaz olduğunu aklından çıkarmaz. Hangi ulustan olursa olsun Türk dilini öğrenerek, Türk ulusuna karışan uluslara göçmenlere dahi kendi kan kardeşleri gibi davranırlar.

3. Sırası geldikçe Türklüğü över, Türklüğe önem verir ve verdirmeye çalışır. Her fırsatla Türk tarihini, Türk kahraman ve cihangirlerini ve Türk alimlerini anar.

4. En büyük kahramanların kendi ulusundan çıktığı gibi İbn-i Sina, Farabi ve Uluğ Bey gibi bilginlerin de Türk ulusundan çıktığına inanırlar.

5. Her şeyden önce Türk tarihini iyi öğrenir. Türklük hakkında yazılan güzel edebiyat, hikaye ve diğer bilim kitaplarını başkalarından daha fazla okur.

6. Askerlik, alım-satım, sanat vs. gibi kısaca herhangi bir arzusu için hazırlanırsa hazırlansın en önemli dileği Türklük şuarına uygun olarak çalışmalıdır.

7. Kendi özel hayatının geçici, ulusal hayatın ebedi olduğunu aklından çıkamaz. Herkes ölür mezara girer yalnız adı tarihe geçmiş kahramanlar ölmez. Kendi ulusu veya yabancı ulusların olsun kalplerinde yaşarlar.

Vatanperver, millet perver olmak isteyen herkes her yiğit nasıl olursa olsun Ulu bir nam ile Türk tarihine girmeye çalışır. Dünyada tarihe karışıp önemli bir nam bırakmak, bırakıp gitmek kadar yüksek ve önemle istenen bir şey yoktur. Ruhunda büyüklük yükseklik arzusu bulunan her insan elbette Türk ulus severi olur.

Her yerde, her zaman her işte önde olmaya, önde yer almaya Çalışır. Yorulmaz, üşenmez, vücudunu izciliğe, izcilik ile jimnastikle, düşüncesini bilimle, fenle, ruhunu ulusal bir bilinçle güçlendirir. Bilgisiz bir güç bilimsiz bir kafa altında sağlam bir vücut hiç bir işe yaramaz.

Bilinçsiz bir bilim, bilinçsiz bir alim de bir iş yapamadığı gibi diğer kurum ve kuruluşlara onarılmayacak zararlar verir.

Her Türk yiğidi, hem güç hem bilgi hem de bilinç sahibi olur. Çünkü sizin nutuklarınız ve başarılarınız adlarınızı parlak tarih sayfasına yazdırır ve sizi geçici hayatın üzerinde ölümsüz bir hayata ulaştırır.

Dr. Mesut Sabri BAYKOZİ

___________________________________
DÜNYA DÖNDUKCE ADIN YAŞAYACAK (DOYUSUF)



HERKES HEMŞİNİ SEVEBİLİR AMA HERKES HEŞİNLİ OLAMAZ
HERKES HEMŞİNLİ SEVEBİLİR AMA HERKES HEMŞİNLİ ALAMAZ

............................(HAYAL GÖZLÜM)..................................
29.07.2008 09:57 [kurtbey şuan Offline] [Yazılarını Ara] [Konu No: 16754] [Mesaj No: 148284]

pocarınalaettin [Bay]


images/avatars/avatar-6866.jpg

Üyelik Tarihi 20.03.2007
Mesajlar: 2.006
Yaşı: 48
Ad, Soyadı: Pocar Alaettin Kobal
İkamet Edilen Yer: Ankara
Meslek: Kamu

DÜŞÜNEREK OKUYUN 29.07.2008 18:18 [SEÇENEKLER] [YUKARI] [AŞAĞI]

YAHUDİLER VE YENİ EĞİTİM SİSTEMİ

Siyonistlerin dünya hegemonyası kurma ideolojisine tek ve en ciddi engel İslamiyet'tir.
Gerek Kur'an Ayetleri, gerek İslam Peygamberinin Hadisleri Siyonist- Yahudilerin nasıl bir millet olduklarını, nasıl bir cibilliyete sahip bulunduklarını açık açık ifade ediyordu.

Onun için Türkiye'de yetişecek gençliğin İslami öğrenerek yetişmesi değil, İslama aykırı bilgilerle donatılarak yetiştirilmesi en akılcı yoldu Siyonist-Yahudi için. Onun için Türkiye'de gizli bir hakimiyet kurmak istiyordu. Bu hususta batılılar da Yahudilerle aynı düşüncedeydi. Bu hususta şu kayıt çok dikkat çekicidir:

Ali Çankırılı, eserinde (86) bir Amerikan kütüphanesindeki "The Sleeping Giant of Anatolia" (Anadolu'nun Uyuyan Devi) adlı titabtan şu cümleleri aktarıyor: "Türkiye Anadolu'nun bir devidir. Onu uyutmak bize çok pahalıya mal oldu, ama değdi. Onu uyutmayı başaran bizler uyanmaması için de hiçbir tedbiri elden bırakmamalıyız. Uyanışına vesile olacak en küçük bir kıpırdanmayı zamanında bastırmalıyız. Onu uyandıracak tek güç İslamiyettir.

Bu çevreleri bazı tedbirler alması gerekiyordu. Önce Türkiye'de yetişen gençliğin İslami bilgilerle donatılmış olarak yetiştirilmesi tehlikesi ortadan kaldırılmalıydı. Bunun yolu ise elbette eğitimden geçecekti. Yahudi köşe başını tutmuş Masonlar vasıtasıyla istedeği eğitim sistemini ortaya koydu. Ders kitaplarının çoğunu Mason ve Sebetayistler yazıyordu. Bu yazarların bir kısmı takma isim kullanıyorlardı.

Burada H.Ford'un kitabından kısa bir bölüm alalım:

"Yabancı milletlerin milli eğitimlerini öyle yönetmeliyiz ki, teşebbüsü ele almaları gereken kritik anlarda, çaresizlikten elleri yanlarına düşsün"

Yahudi, Türkiye'deki gençliğin dinini, imanına bağlı, ecdadının yolunda, tarih şuuruna sahip olarak yetişmesi halinde işinin çok zor olacağını biliyordu.Türkiye'de yetişen gençlik o şekilde yetiştirilmeliydi ki dinini, imanını masal olarak görsün, ecdadina barbar diye hakaret etsin, tarih şuurundan habersız olsun. Ancak böyle bir gençlik, kolayca parçalanıp bölük pörçük edilebilirdi. Gençliğin maneviyatını çalarak, onu şuursuz, gayesiz bir halde bırakacak şekilde projeler hazırlandı ve tatbik edildi.

Yahudi İslamı çok iyi bilir.İslam'ın inanç sisteminden uzaklaşmış bir gençlik Yahudinin en çok istediği bir şeydi. Onun için işe gençliğini imanını çalmakla başladı. 1930'ların 40'ların eğitim sisteminde ders kitaplarınabir takım itikat yönünden zararlı fikir ve bilgiler koymaya başladı.

Mesela Biyoloji kitabina evrim Teorisini konmuştu. Bu teoriye göre canlılargelişi gelişe bugünkü seviyeye gelmişlerdir. En gelişmiş canlı insandır. Evrim teorisine göre insan da canlı organizmaların gelişmesiyle bugünkü seviyeye gelmiştir. Yani insanlar maymunun aynı gelişme safhaları göstermiş olmaları gerekmektedir.

Evrim teorisini iki asır önce İngiltere'de yaşamış yüksek dereceli Mason Charles Darwin'in ortaya attığından daha önce bahsedilmiştir. Darwin nazariyesinin bugün artık ele alınır bir tarafı kalmamıştır. Batıda yapılan araştırma ve çalışmalar Darwinizmin büyük bir hata, hatta yalan olduğunda birleşmektedirler. Batı ülkleri Evrim Teorisini ders kitaplarından çıkarmanın hazırlığını yapmaktadırlar.

Öyle olduğu halde Evrim Teorisi Biyoloji kitabına niçin konmuştur? Yahudi biliyor ki İslam itikadıyla alakalı olarak Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulmaktadır:

[B]"EY İNSANLAR BİZ SİZİ BİR ERKEK VE BİR DİŞİDEN YARATTIK" (Hucuran Suresi- 13)[/B]

Bu Ayete karşılık Biyoloji kitabına yukarıda ifade edilen nazariyeler konulmuştur. Bu nazariyelere reaksiyon gösterme bakımından gençlikte iki ayrı grup meydana gelmiştir.

Bir grup genç, İslam itikadında insanlığın bir erkek ve dişiden, Hz. Adem (as.)'la Havva'dan yaratıldığını bilmektedir. Dolayısıyle bu cümlenin ifade etmeye çalıştığı safsatayı elinin tersiyle itmiştir.

Ama her genç bu bilgiye sahip olmadığından oltaya kolayca yakalananlar da olmuştur. Yukarıdaki cümleyi okuyan bir grup genç ise "Ha, zatan insan şekil olarak maymuna benzemektedir. Dolayısıyle insanın maymundan gelmiş olması tabiidir" diyecektir. Diyecektir amma yaradılışla alakalı Ayeti inkar etmiş olacağından küfre düşecektir. Küfre düşünce kalbindeki iman nuru silinip gidecek onun yerini küfrün zulmeti alacaktır.

ELHAMDULLİLLAH MÜSLİMANIZ

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE


Not.Bu yazıların devamini okumak isteyen dostlar
Yahudinin Tahta Kılıcı adlı kitabı okuyun

Yazan. Mustafa Akgün

___________________________________
Bizim sözümüz DOSTA tatli, DUŞMANA kurşundur
NAMERTE hançer, canımız DOSTA feda, DUŞMANA beladır.


SEVDAMIZSA YÜCEDİR NE ALINIR NEDE SATILIR
29.07.2008 18:18 [pocarınalaettin şuan Offline] [Yazılarını Ara] [Konu No: 16754] [Mesaj No: 148380]

alpican [Bay]


images/avatars/avatar-6488.jpg

Üyelik Tarihi 04.02.2007
Mesajlar: 772
Yaşı: 31
Ad, Soyadı: alparslan demirci
İkamet Edilen Yer: İstanbul
Meslek: fenerbahçeli

CVP: tuhaf.. 29.07.2008 21:03 [SEÇENEKLER] [YUKARI] [AŞAĞI]

Alıntı:
Yazar: lusnika Tarih: 28.07.2008 Saat: 18:37

yukarıda yazdığınız ermenice sözlerin tamamını türkçesini okumadan anladım.çözebildim ...çok tuhaf.....ama ben sadece insanım ne olduğum çok önemli değil.insan sadece insan..kökenimim ne olduğu hiç önemli değil.sadece insanım...

lakin anlamadığımız senın hangı mılletten olduğun .. bende bazı ıngılızce kelımelerın türkçe manalarını yardım almadan anlayabılıyorum !! bu benım ıngılız olduğum anlamaına gelmezz ...!! gene lakın ben bunda bı tahaflık göremedım .. sen neden ermenıce kelımelerın manasını anlamayı tuhaf buldun bak bende bunu anlamadımm !!!!.. bence TUHAF olan senısn neden LUSNIKA olan nıcını MİXER olarak değiştirmiyorsun ..... emınım memlekette almanca franzızca ıngılızce arapça kürtçe zazaca felanca fılanca herkes karma olarak bır ıkı kelıme bılıyordur .. ama ınan hiçbiri ben şu dılı bılıyorum ne kadar TUAHAFF yaa demıyordur ...sende bi TUAHAFLIK olmasınn !!!!!!!!!!!!

___________________________________
*** alpican ***

Her Gününü Hayatının Son Günüymüş Gibi Yaşarsan
Günün Birinde Haklı Çıkarsın...!!!!
29.07.2008 21:03 [alpican şuan Offline] [Yazılarını Ara] [Konu No: 16754] [Mesaj No: 148390]

alpican [Bay]


images/avatars/avatar-6488.jpg

Üyelik Tarihi 04.02.2007
Mesajlar: 772
Yaşı: 31
Ad, Soyadı: alparslan demirci
İkamet Edilen Yer: İstanbul
Meslek: fenerbahçeli

!!! 29.07.2008 22:45 [SEÇENEKLER] [YUKARI] [AŞAĞI]

!!!!


[awUXTjC]lanetleme.jpg



___________________________________
*** alpican ***

Her Gününü Hayatının Son Günüymüş Gibi Yaşarsan
Günün Birinde Haklı Çıkarsın...!!!!
29.07.2008 22:45 [alpican şuan Offline] [Yazılarını Ara] [Konu No: 16754] [Mesaj No: 148433]

saksu [Bay]


images/avatars/avatar-6039.jpg

Üyelik Tarihi 14.02.2005
Mesajlar: 4.644
Yaşı: 52

29.07.2008 23:56 [SEÇENEKLER] [YUKARI] [AŞAĞI]

Hangi olay olursa olsun siyasi bakışımızdan sıyrılıp bakabilirsek fıtratımızda olan güzellikler daha da net görülebilir. Bunu beceremediğimiz takdirde ideolojimizin dar kalıpları içerisinde insanlığımızdan uzaklaşır hayvanlaşırız. Oysa insan Eşref-i Mahlukattır. Akıl, vicdan sahibidir.
Şu tartıştığımız olayı yetmişikibuçuk millete bir göz ile bakan/bakabilen daha geniş bir perspektiften baktığımızda devreye akıl, vicdan girer. Sonuçta da olay bu noktaya gelmez.

Akçik, manç?..
Tun şahetsar,ınger...
Yes şahetsapayts ays bubrikı inç bes bidigişdana...
Mayrigı bedge gişdatsine.
Mayrig yerahayin zizdur.
Asixn ma/,çimi yev bızdıge, aveg gındırnadabidi. Gıdıresek...

Cümlelerinin yüklendiği bir anlam olduğu kadar bu cümlelerin arkasında büyük bir vahşet de vardır. Bu vahşetin hangi dilde olduğundan daha önemlisi insanoğlunda uyandırdığı duygular olmalıdır. Şu yukarıdaki kelimeler aşağıdaki gibi olsaydı arkasındaki vahşet değişir miydi?

Sen kazandın, yoldaş
Ben kazandım ama bu bebek nasıl beslenecek?
Annesi besleyecek elbette
Çocuğa meme ver
Bu hem saçsız hem de küçük, iyi yuvarlanır. Kopartın...
Sevgili Lusnika Kardeşim;

İyi biliyorum ki buradaki cümleler hangi dilde olursa olsun arkasındaki vahşeti savunmuyorsun. Eğer savunduğunu söylersen zaten sizinle herhangi bir şeyi konuşmanın da tartışmanın da anlamı yoktur. Konu bir vahşet iken neden o dili anlayabildiğinizi söyleyerek kendinize farklı bir kimlik bulmaya çalışıyorsunuz? Bu farklı kimliğiniz size Allahın verdiği acıma duygusunu yok ettirmenizi mi söylüyor?
Sizin ne olduğunuz sadece sizi ilgilendirir. “Ben farklıyım” demenize hiç kimsenin en ufak bir itirazı olamaz. Çünkü insan kendini ne hissediyorsa odur. Ancak böylesi bir vahşetten kendinize bir kimlik yaratma çabanız yanlıştır.
Daha önce defalarca yazdım ama ısrarla anlamamanız karşısında bir kere daha yazayım ki kafanızın bir tarafında bulunan zanlarınızdan kurtulun.
Bu topraklar 5000 yıllık çok zengin bir medeniyetin beşiğidir. Onlarca medeniyet bu topraklarda yaşamış, çağını kapatınca yerini yeni bir medeniyete terk etmiştir. Frigya, Lidya, Asur, Babil, Sümer, Urartu, Pontus, Bizans, Roma, Anadolu Selçukluları ve Beylikleri, Osmanlı ve son olarak Türk Medeniyetine ev sahipliği yapan coğrafyamız dünyanın belki de hiçbir coğrafyasında olmayan bir birlik sağlayabilmiştir. Sadece yukarıdaki medeniyetler değil hemen her din ve milleti de bünyesinde barındıran topraklarımız farklı unsurlardan bir ulus yaratabilecek beceriyi de gösterebilmiştir. Bu farklı unsurlar bizim zenginliklerimizdir. Ancak farklılıklarımız bizim AYNI OLMAMIZI da engelleyememiştir.
Tarihi bir açıp bakın. Bu topraklardan ne büyük ordular geçmiştir. Ancak hiç biri kalıcı olamamış ve geldikleri gibi gitmişlerdir. Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethettiğinde “Troyalı kardeşlerimizin intikamını aldık” derken aslında önceki medeniyetlerin de sahibi ve halefi olduğu söylemiştir.
Biz Urartu’yuz, Pontus’uz, Bizans’ız, Roma’yız, Frigya, Lidya’yız, Anadolu Selçuklusuyuz, Osmanlıyız ve hepsinin hülasası Türk’üz. Yani bu medeniyetlerin tamamıyız. Atatürk “Ne mutlu Türküm” derken bu toprakların tüm medeniyetlerine sahip çıkmış, emperyalizmin “Ayır-Buyur” politikasına karşılık, hemen her unsurun birliğini temsil etmek üzere “Türkiye Cumhuriyetini kuran halklara Türk denir” diyerek bölücülüğü değil birleştiriciliği öne çıkaran bir Ulus Devlet yaratmaya çalışmıştır. Oysa YDD hedefinin Ulus Devletler olduğunu çok net olarak defalarca açıklamıştır. Yani “önce farklı olduğunuzu bilin sonra da farklılıklarınız ile birleşin” mantığı yanlıştır. Biz zaten BİR ve AYNI değil miyiz? Bu kadar BİR ve AYNI iken neden ayrılıp tekrar birleşelim? Yugoslavya’ya, Irak’a bir bakın! Yüzlerce yıldır bir arada yaşayabilme becerisini gösteren farklı unsurlar şu andan itibaren bir daha birleşebilir mi? Ülkemizde de bu kafa ile gidersek olacak olan bu değil mi?
Sevgili Lusnika;
Yukarıda verdiğim 2 dilden ilkini bizler bilmiyoruz ve anlamıyoruz. Oysa siz her ikisini de anlıyorsunuz. Bu bizden farklı olduğunuz değil bizden 1 dil daha fazla bildiğinizi gösterir. Ancak bu size asla ve kata bizim de bir zamanlar bu dili bildiğimizi söyleme hakkını vermez. Bu festival de işte bunu iddia etmektedir. Yani hemen hemen sizinle aynı şeyleri söylemektedir. Bu sebeple karşı çıkıyoruz. Bırakın tarihi gerçekleri bizlerin “TÜRKÜM” demesi size yetmiyor mu?
Sevgili Lusnika;
Sizin ne olduğunuz yada kendinizi ne hissettiğiniz sadece sizi ilgilendirir. Ancak şu yazdıklarımdan da eğer bir kavga fırsatı çıkaracaksanız zahmet edip cevap vermeyin. Çünkü böyle bir durumda sizin tartışma ve ortak bir noktada buluşabilme düşüncesinde olmadığınız sonucu çıkar ki bu kısır tartışmalardan inanın ki ben de bıktım. Aklın ve mantığın götürebildiği her yere kadar varım. Ama ideoloji bezirganlığı yaparak slogan atıldığı yerde asla olmam. Çünkü bu akla da vicdana da uygun değildir.
Selam ile…

Şakir AKSU

___________________________________
"Kurulu yayımdan çıktım / Ok olur sana gelirim / Var olmak bu ise bıktım / Yok olur sana gelirim..."
29.07.2008 23:56 [saksu şuan Online] [Yazılarını Ara] [Konu No: 16754] [Mesaj No: 148451]

BİRLİK [Bay]


images/avatars/avatar-1676.jpg

Üyelik Tarihi 23.03.2005
Mesajlar: 603
Yaşı: 40
Ad, Soyadı: Kerim BİRLİK
İkamet Edilen Yer: Ankara
Meslek: kamu

Konu'yu Başlatan
30.07.2008 14:05 [SEÇENEKLER] [YUKARI] [AŞAĞI]

Lusnika hanım ermeni kökenli olmak veya o dili anlamak konuşmak insanlık dışıdır diyenmi oldu. Bu memlekette yaşayan kimi türkten daha vatan sever ermeni vatandaşlarımız vardır. Kurtuluş savaşında anadoluya silah sefk eden, cephede türklerle omuz omuza savaşan şehit düşen ermeni asıllı bir sürü vatan sever . ermeni terörünü protosto etmek için kendini taksimde yakan ermeni vatandaşımızı bu millet hiç bir zaman unutmamıştır. Tuhaf olan nedir sizin anladığınız bu dili konuşanların insanlıktan çıkanları olamazmı. yazıda yazan katliamları yapanları sırf sizin anladığınız bir dili konuşuyor diye insan sınıfınamı koymalıyız. Kökenim önemli değil diyorsun ama bu insanlık dışı eylemlerı yapanları kınamak yerine konuyu başka mecralara kaydırmaya çalışıyorsunuz.
Tuhaf olan ne biliyormusunuz hemşince (hoşmetti) olarak enpoze edilmek istenen sizinde konuştuğunuz dilin aslında ermenice olduğunu anladınız. size tuhaf geldi.

___________________________________
http://baskoyluler.azbuz.com/index.jsp?
30.07.2008 14:05 [BİRLİK şuan Offline] [Yazılarını Ara] [Konu No: 16754] [Mesaj No: 148516]

ivyanli61 [Bay]


images/avatars/avatar-197.gif

Üyelik Tarihi 17.09.2005
Mesajlar: 164
Yaşı: 49
Ad, Soyadı: Yunus AKGÜL
İkamet Edilen Yer: İstanbul
Meslek: Kamu görevlisi

30.07.2008 17:21 [SEÇENEKLER] [YUKARI] [AŞAĞI]

internet haberden almış olduğum aynı konudaki haberi sizinle paylaşmak istiyorum

Hemşin ayağa kaldıran söylenti

Rize'de bir festival düzenleniyor. Festivalin sponsoru ABD'li bir dernek. Şirket için öyle şey söylendi ki, millet ayağa kalktı.
Karadeniz fıkralarını aratmayan bir fısıltı Hemşin'i karıştırdı. Rize'de yapılacak festivale ABD'li bir firma sponsor olunca, festivalin Hemşin ayağı halk tepkisi nedeniyle iptal edildi. İşte Hemşin'i karıştıran iddianın ayrıntıları;

Rize'de düzenlenecek olan 3.Yeşil Yayla Festivali'ne Ermeni dernekleri ile bağlantılı olduğu ileri sürülen The Christensen Fund adlı ABD'li bir derneğin sponsor olması festivalin yapılacağı Hemşin ilçesini ayağa kaldırdı. Festivalde, "Hemşinliler Ermenidir" propagandasının yapılacağını öne süren yöre halkının Kaymakamlığa dilekçe vermesi sonrasında festivalin Hemşin bölümü iptal edildi.

Festivalde Ermeni türküleri söyleneceği, Hemşinlilerin Ermeni olduğunun iddia edileceği gerekçesiyle Kaymakamlığa dilekçe veren vatandaşlar, festivalin Hemşin'de yapılmasına karşı çıktı. Festivalin yapılacağı Hemşin'in Kantarlı köyü Çüpendüzü mevkiindeki vatandaşların da arazilerinin kullanılmasına izin vermemesi üzerine festivalin Hemşin ayağı iptal edilerek, Fındıklı ilçesine kaydırıldı. Ancak Fındıklı ilçesinde de benzer tepkiler verilmeye başlandığı öğrenildi.

"Siz Ermenisiniz diyecekler!"
Hemşinliler adına Kaymakamlığa dilekçe veren İsmail Cihan, festivalde Ermeni propagandası yapılacağını belirterek, "Ben bu festivale sponsor olan ABD'li derneği araştırdım. Bu derneğin enteresan bir tüzüğü var. Amaç olarak, Etnografya müzesi açmak için çalışma yapmak ve bu amaçla veriler toplayıp derlemek olarak gösteriliyor. Sözlü tarih hazırlayacaklar. Buradaki yöre isimleri, yemek isimleri, burada yaşayan Hemşinlilerin kullandığı bazı kelimeleri derliyorlar. Bunları kayıt altına alıyorlar. Hemşinlilerin aslında Türk olmadıklarını, asimile olduklarını söyleyecekler. 'Aslında bir diliniz var ama onu da unutmuşsunuz' diyebilmek için festival organize ettiler. Festivalde yöre tanıtılır, sanatçılar gelir, folklor oynanır, eğlence yapılır. Benim bildiğim festival böyle yapılır. Bu faliyetin ülkenin birliği ve bütünlüğüne zarar vereceği düşüncesiyle Kaymakamlığa dilekçe verdim" dedi.

Birol Topaloğlu: "Dar kafalı bir kesimin uydurması"
Karadenizli sanatçı ve festival organizatörlerinden Birol Topaloğlu ise, Hemşin'de bazı kişilerin festivale karşı çıktığını belirterek, "Burası Hemşin'dir, kritik bölgedir. Ermeniler hak iddia edebilirler. Burada Hemşince, Ermenice türküler söylenirse kötü olur. Biz bunu istemiyoruz. Hatta Gürcüce bile türkü söylenmesin. Bu bile Ermenice diye anlaşılır. Çok kültürlülüğü hazmedemeyen dar kafalı bir kesim böyle bir tepki gösterdi. Ben laz olarak nasıl Ermeni propagandası yapabilirim? Bilgisiz, cahil o kesim benim Hemşinli Ermeni olduğumu iddia ediyor. Bu nedenle Ermeni propagandası yapacağımı yada bu festivalin amacının o olduğunu iddia ediyor. Bu iftiradır ve doğru değildir" diyerek tepki gösterdi.
30.07.2008 17:21 [ivyanli61 şuan Offline] [Yazılarını Ara] [Konu No: 16754] [Mesaj No: 148530]

lahana [Bay]


images/avatars/avatar-6644.jpg

Üyelik Tarihi 12.03.2005
Mesajlar: 158
Yaşı: 35

VALİ ESEN’DEN FESTİVAL AÇIKLAMASI 30.07.2008 22:23 [SEÇENEKLER] [YUKARI] [AŞAĞI]

VALİ ESEN’DEN FESTİVAL AÇIKLAMASI
Rize Valisi Kasım Esen, son dönemde etnik unsurlar konu edilerek tartışması yapılan bazı çalışmalarla ilgili açıklama yaptı.
30 Temmuz 2008 Çarşamba 17:32
Rize Valisi Kasım Esen, bazı sivil toplum kuruluşlarının bölge halkının tepkisini çeken faaliyetler içinde olabileceğini, ancak valilikçe Doğu Karadeniz'de Türk milli bütünlüğünü bozmaya hedefleyen her adımı yakından takip ettiklerini söyledi.

Gösterilecek sabır ve metanetin Türk milletinin karakter ve dirayeti, basiretinin göstergesi olacağını vurgulayan Esen, şunları söyledi: ''Türk milli ruhu dışında başka bir ruhu canlandırma girişimleri, bu toprakların insan yapısı gereği sonuçsuz kalacaktır. Bu nedenle mahalli bazı farklılık ve özellikleri öne çıkartacak, toplumsal dayanışmayı bozacak hareketlerden uzak durmak gerekir. Bireysel olarak eylemde bulunarak devlet otoritesine duyulan güven zedelenmemeli, hukuk dışı yöntemlerden uzak durulmalıdır. Vatandaşların hukuk dışı yöntemlere başvurmalarının çoğalması, devlete güven duyulmaması anlamına gelir.''

www.pazar53.com

___________________________________
Tulum yeter bize çalmasın sazlar
30.07.2008 22:23 [lahana şuan Offline] [Yazılarını Ara] [Konu No: 16754] [Mesaj No: 148594]

reis53 [Bay]


images/avatars/avatar-1386.jpg

Üyelik Tarihi 27.02.2005
Mesajlar: 452
Yaşı: 38
Ad, Soyadı: hasanfahri CANGÖZ
Meslek: Makine Teknisyeni

Karadeniz fıkrasımıymış.?Yok yav !Alnımızda salak yazıyor herhal.