|
Haber almak İstiyorum! |
Sitemize üye olmadan Organizasyon ve Etkinliklerden haberdar olmak istiyorsanız aşağıdaki bilgileri doldurunuz.
|
|
|
[Yeni Konu Aç] [Cevap Yaz] |
| » BAŞLIK: Boncuktan Şiirler |
boncuk
Üyelik Tarihi 25.04.2008
Mesajlar: 23
Ad, Soyadı: kemal alkurt Meslek: mobilyacı
 |
|
| Boncuktan Şiirler |
21.08.2008 01:04 [SEÇENEKLER]
[YUKARI]
[AŞAĞI] |
ŞİİR KIRINTILARI
Zaman : 1958 – 2008
Mekan : hamsiköy/balahor/zigana - istanbul
Donanım : çoban değneğim/tarağım/aynam/gençliğim
Merak : dere boylarının kuyruksallayan kuşları
Heves : avuçlarıma yaktığım kaya kınası
Giz : zifin kafulundaki çıvgın yuvası
Neşe : dumanı tüten yayla evleri
Kemençe : omuzlarımın sıtması
Horon : hiç bitmese
Sevda : içimdeki mezereme dadanan geyik
Hüzün : çisenin göz pınarları dokuztepe ler
İmkansız : seni seviyorum nurdan!
Şiir : hasret dilinin mühendisliği
Hasret : şakaklarımın kırağısı
Gözlerin : kervanıran yıldızınm
Botanik : lapaza’m/ ekşican’ım/ ezerte’m ….
Yıllar : yolların gergefinde dokuduğum dırmacım
Ahval : “mazot tadında dilim” keyifsizim
Kemal Alkurt
|
|
21.08.2008 01:04 |
[boncuk şuan Offline]
[Yazılarını Ara]
[Konu No: 16886] [Mesaj No: 149792]
|
|
boncuk
Üyelik Tarihi 25.04.2008
Mesajlar: 23
Ad, Soyadı: kemal alkurt Meslek: mobilyacı
Konu'yu Başlatan
 |
|
(Dili geçmiş zamanda )
İKİ ADAM
Pontus mübadillerinin bırakıtında
Dostluğun humusuna kök salmıştılar
Çağla ve badem çağındaydılar
Makta kestiler acıktılar
Bazlamayı yoğurda doğradılar
Gartubuyu çökeliğe bandılar
Namaz kıldılar çay kaynattılar
Gözlerinde seğiren kuzu masumiyetinin canavar korkusu
Kaçak kesmenin bedeli ağır kurtlar ormandaydılar
(Yaprak kıpırdasa hızarı atıp kaçacaktılar)
Çökmeye tezgah kurdular/baltayla
Zamanı yonttular çirpi attılar
Hızar biçtiler ayran içtiler
Rumi binüçyüzon tevellüt hariciye nazırı
Enver’in Sarıkamış cehenneminden tertip
Gazi iki kanki'ye dördüncü keşikten evlat
Sağlam iki adamdılar.enişte_kayındılar
Babam’la dayım’dılar
Yanıbaşlarında say ki eş say ki kardeş
say ki gözcü
Balası beşikte bir cefakar kadın
Mezereye ev yapmaktaydılar
yuvayı dişi kuş yapar misali
canını istavrite* garağu yu dişine taktı
dırmacı dünyaya doladı sırtı ağrımadı
dizleri titremedi yorulmadı terlemedi!
Günleri yaş tahtalara dizdi taşanalığa taşıdı
Çorta indirdi çam pürüyle alaladı
Aş erdi üçüncüsüne can attı can
Eriğine tekmeledi karnındaki
Yedi oğulun anası o kahraman kadının hala
atmış yıllık ayak izleri durur Küçükalan’da
*İstavrit: ekim ayı
kemal alkurt
|
|
22.08.2008 15:20 |
[boncuk şuan Offline]
[Yazılarını Ara]
[Konu No: 16886] [Mesaj No: 149889]
|
|
boncuk
Üyelik Tarihi 25.04.2008
Mesajlar: 23
Ad, Soyadı: kemal alkurt Meslek: mobilyacı
Konu'yu Başlatan
 |
|
| bulutları beklerken |
23.08.2008 11:08 [SEÇENEKLER]
[YUKARI]
[AŞAĞI] |
Bulutları beklerken
Ahşap yalnızlığın gül yetimi eleni
Kemençeye yaslamış başını gönlü taka
Ey gidi niko
Karda izi kaldı ölümün
Gurbetin dili lal
Toprağa can ekti marika
Sürgünün sırtında dağ yeşili sofia
Ben aslıyım bu suyun sense öteki
Ey gidi Karadeniz
Elleri horon memleketim
Gözleri sirtaki
Ferhat Gülsün
|
|
23.08.2008 11:08 |
[boncuk şuan Offline]
[Yazılarını Ara]
[Konu No: 16886] [Mesaj No: 149931]
|
|
boncuk
Üyelik Tarihi 25.04.2008
Mesajlar: 23
Ad, Soyadı: kemal alkurt Meslek: mobilyacı
Konu'yu Başlatan
 |
|
| ebem kuşağı |
26.08.2008 09:14 [SEÇENEKLER]
[YUKARI]
[AŞAĞI] |
EBEM KUŞAĞI
şemsiye almadım ayam da bozdu
geri dönemem hölürsem höliyim
diyordu hasan usta!
yağmur tüm iplerini ormana ıymış
mekiğin Ş sesinde iplik kestiği andı
april in gergefinde dokunan kumaş
şaaoo diye bir sağırlıktı yalnızca
söykendim doruğun kaburgasına
koyu laciverte kesti ayam
berinleten patlangoçlar patlıyordu arada
dantel dantel yıldırımdı gökyüzü
aniden
ifterileri tırmıklayan derenin seyri değişti
bir final! bir final!
tavuk derisi tenim cugudalar ağlıyordu
ceketimin omuzlarında orman yangını
dağlar hölüdü kırlar hölüdü kuşlar hölüdü
bu rahmet denizinin longozunda ben,
sırılsıklamdım yedi renkteydim
köprü başındaydım ve tütüyordum
geçtim ister istemez o sırat köprüsünden
hiçbir hazza değişmem cennetteki o anı
renkler ışık tayfında doğaçlama bir temrin
sumela vadisinin üstünde bir ayağı
maçka’nın semasına kurulu bir ayağı.
Kemal Alkurt 2007
k.a
|
|
26.08.2008 09:14 |
[boncuk şuan Offline]
[Yazılarını Ara]
[Konu No: 16886] [Mesaj No: 150209]
|
|
dide
[Bayan]

Üyelik Tarihi 30.05.2007
Mesajlar: 1.919
Yaşı: 27
Ad, Soyadı: Diğdem Yağcı İkamet Edilen Yer: Sakarya Meslek: öğrenci
 |
|
merhabalar.. |
28.08.2008 01:17 [SEÇENEKLER]
[YUKARI]
[AŞAĞI] |
yüreğinize sağlık Kemal bey,,şiirleriniz çok hoş,,özellkle İki adam,,çok etkileyici... güzel şirlerinizin devamını bekliyoruuuz...
YOL
Nazım' ın ormanında yürür gibi olmalı hayat ;
"Bir ağaç gibi tek ve hür , ve bir orman gibi kardeşçesine "
Ne öne geçip ,
gölge etmek ardından gelene,
Ne de arkada kalıp,
takılmak öndekinin gölgesine ..
Güzeli ;
Hep birlikte yüreyebilmek !
Aydınlık yolu ,
Her gün biraz daha
biraz daha ..
Işığa doğru !!!
-alıntı-
|
|
28.08.2008 01:17 |
[dide şuan Offline]
[Yazılarını Ara]
[Konu No: 16886] [Mesaj No: 150464]
|
|
boncuk
Üyelik Tarihi 25.04.2008
Mesajlar: 23
Ad, Soyadı: kemal alkurt Meslek: mobilyacı
Konu'yu Başlatan
 |
|
| ilhan berk'i kaybettik |
29.08.2008 11:18 [SEÇENEKLER]
[YUKARI]
[AŞAĞI] |
ÜÇ KEZ SENİ SEVİYORUM DİYE UYANDIM
Üç kez seni seviyorum diye uyandım
Tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim
Bir bulut almış başını gidiyordu görüyordum
Sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün
Sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim
Sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum
Taflanım! diyordu bir ses duyuyordum
Cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün
Kalktım sonra bir aşağı bir yukarı dolaştım
Şiirler okudum şiirlerdeki yaşa geldim
Karanfil sakız kokan soluğunu üstümde duydum
Eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun
İlhan Berk
|
|
29.08.2008 11:18 |
[boncuk şuan Offline]
[Yazılarını Ara]
[Konu No: 16886] [Mesaj No: 150685]
|
|
boncuk
Üyelik Tarihi 25.04.2008
Mesajlar: 23
Ad, Soyadı: kemal alkurt Meslek: mobilyacı
Konu'yu Başlatan
 |
|
Ela
Gel başlayalım yeniden
Bıraktığımız yerden
Çıkalım Komada yaylasına
Yiyelim anamın hoşmerisini
Lifora toplayalım Zigana boğazında
Findoslasın boziyalar taylaralar danalar
Kurugöl’de ömen kuralım
Çelik çomak oynayalım yeniden
Gomar odunu keselim Çifteköprü’den
Çayır kurutalım duman gelmeden
Gel goliva pişirelim
Kırbaç oynayalım yeniden
EYLÜL 2006
kemal Alkurt
|
|
31.08.2008 03:22 |
[boncuk şuan Offline]
[Yazılarını Ara]
[Konu No: 16886] [Mesaj No: 150877]
|
|
boncuk
Üyelik Tarihi 25.04.2008
Mesajlar: 23
Ad, Soyadı: kemal alkurt Meslek: mobilyacı
Konu'yu Başlatan
 |
|
| Abdulkadir'e ISLIK |
03.11.2008 11:38 [SEÇENEKLER]
[YUKARI]
[AŞAĞI] |
Islık
Islığım kendi boşluğumadır
Hüzünlerimi çağırır
Yankı, büyür yüreğimin yaylalarında
Yol alır/dalga dalga
Göres, dudağımdan süzülür
bestelenmemiş melodiler sızar nefesime
aralanır perdeler boşluğa
mutsuzluk atına biner özlemler
sarp vadilerimin yamaçlarında yol bulur
yağarım kendime ıslanır yanaklarım
ben en çok seni sevdim anne!
Yokluğun hayat evimin kaybolmuş anahtarı
Yıllar var uşağım deyip sarılmadığın
Kendir beyazı saçların sen kokan kokun
Ben en çok seni sevdim anne!
BONCUK
K. aLKURT
|
|
03.11.2008 11:38 |
[boncuk şuan Offline]
[Yazılarını Ara]
[Konu No: 16886] [Mesaj No: 156630]
|
|
boncuk
Üyelik Tarihi 25.04.2008
Mesajlar: 23
Ad, Soyadı: kemal alkurt Meslek: mobilyacı
Konu'yu Başlatan
 |
|
(Denizlerin en durgun mevsiminde bir körfezim
ve hala dalgalıdır kıyılarım. Karasularımda bir
yelkenlidir aşk, sarsılır ama batmaz. Ve bir güver-
tedir aşklarım.)
I.
Sen körebesin bütün oyunlarda
ve destanlarda küçük bir göçebesin.
Ben bir beraat takviminde günahkarım.
Kaldırıma yasak düşer, mekruh yaşarım
Bir de bilirim
ne sözlerim ne de dizelerim bengidir
bilirim
saçların rüzgarla kafiye
elerin bu aşka teşnedir.
...Artık uzat elini
uzat ki kendimden sürgün geldim
"şairler anlaşılmaz" dedin
sürgünlerden düşsüz geldim.
Gel düş dilenelim, düşkün sevelim. II.
işlemez yalan ve talan aşkların hükmü
Çünkü aslolan gitmek değil, kalmaktır
Çünkü aşk
dinmez bir yağmur
ve yasa dinlemez bir halktır.
Bu yüzden sen de
Aşklarını da saçların gibi geriye sal
ve benimle kal
Çünkü
en acımasız yanıdır tarihin
imge soykırımında bir şiir emekçisinin ölümü.
ve senin hüzünle örtüşen yüzün
Kaldırıp düşler sokağına çıkma yasağını
dinle kalbimin gürültüsünü
-Ne dize gelirim
ne dizesiz bir yere-
III.
gidersen!..
aşk ülkesinden martılar havalanır
kalırsan!..
benim poetik politikalarım adımlanır
gidersen!..
avunmalısın bütün sözlerinle
kalırsan!..
saçlarınla kal
bir de o amansız ve imansız gözlerinle
IV.
Artık yine sessizim
yine asyanın çorak bozkırlarını
andırır gözlerim
ve gebedir
Egenin sulak tarlalarına
Ben bütün mektupları okunmuş bir aşkın
öznesi kalıyorum
Sen tarihin destanlar memesinden
yenilgiler emzir bana
zafer ekin karabay
zafer ergin karabay
|
|
05.11.2008 01:22 |
[boncuk şuan Offline]
[Yazılarını Ara]
[Konu No: 16886] [Mesaj No: 156890]
|
|
boncuk
Üyelik Tarihi 25.04.2008
Mesajlar: 23
Ad, Soyadı: kemal alkurt Meslek: mobilyacı
Konu'yu Başlatan
 |
|
GECENİN KANAYAN YERİNDEN
gece yarısı bir el dokunuyor soluğuma
bir aşkın kan damlası karışıyor yağmura
kitaplardan yüreğime dolan gelincikler
güneşli papatyaları seyreyleyen turnalar
bir yelkenli açılıyor alnımın çatısına.
sizlerin gençliğini taşıdım kanımda
ey güzel çocuklar sesime ses katanlar
şimdi renklerle savruluyorum ardınızdan
adlarınızı unutmadım/yüzünüz silinmiyor aklımdan.
sevincim bir çığlık gibi savruluyor dünyaya
kelebek kanatları/kuş sesleri dökülüyor gömleğime
bir nehir akıyordu gecenin sessizliğine
bütün güneşler kayıp gitmişti ellerimden
her ölüm bir şiiri büyütüyordu dilimde.
çok şey anlatıyordu gecenin yüzü
yağmurlu bir kasım karanlığını geçerek
korkuyu yenen bir aşkın seveniydim
bir gül yaprağıydım rüzgârda.
güzelliğiniz kazılıyor gençliğin mavi ufkuna
yarama tuz basarak geçiyorum günleri
bir ses yankılansa yüreğimi örseleyen
bir fotoğraf dökülse yüzünde solgun çiçekler
göğsümden havalanır martı sürüleri.
şimdi karlar yağar yüzüne dünyanın
istasyonların uykusunu yitirmiş derinliğine
şafakla yırtılan gecenin kanayan bir yerine.
Ahmet ÖZER
Türkçe örretmenim Ahmet Özer\' saygılarımla...
|
|
07.11.2008 15:15 |
[boncuk şuan Offline]
[Yazılarını Ara]
[Konu No: 16886] [Mesaj No: 157243]
|
|
boncuk
Üyelik Tarihi 25.04.2008
Mesajlar: 23
Ad, Soyadı: kemal alkurt Meslek: mobilyacı
Konu'yu Başlatan
 |
|
Vuslat
Hasretimi emanet bıraktım şimdi
Kale’nin kireçtaşı kayaçlarına
Sevdamı yaylada çimene kazdım
Naraburnu bilir ağladığımı
Hamsiköy’e sevdalıyım
Alamuklar düşer hayatımıza
Alır götürür gençliğimizi
Göres yollara/yollar yıllara
Eklenir
Eklenir
Eklenir
Ve sevdalım
onyedisinde gelin gibidir
Taptazecik sımsıcak karşılar bizi
Hamsiköy’e sevdalıyım
Dize doluyum kayaoğlu kadar
Olamasam da bir ben bilirim
Şairliğimi bir kasımoğlu
Bir de ahmet altuntaş
Ahmet özer o denli tanımaz beni
Ziya hoca’ya selam olsun
Bir de zeftil kızlarına….
boncuk
|
|
15.11.2008 15:10 |
[boncuk şuan Offline]
[Yazılarını Ara]
[Konu No: 16886] [Mesaj No: 158291]
|
|
|
[Yeni Konu Aç] [Cevap Yaz] |
Konu içinde arama yap:
[Anasayfa] ·|· [Platform]
|
Hemşin Platform'u 1024 x 768 Çözünürlükle hazırlanmıştır Ve Tavsiye edilir. Aksi durumlarda Tasarım düzgün görünmeyebilir.
|
|