| » BAŞLIK: Isamiyette İnsana Verilen Değer |
Altan [Bay]
Üyelik Tarihi 01.09.2008
Mesajlar: 23
Yaşı: 48
Ad, Soyadı: Ahmet Altan Ekşioğlu İkamet Edilen Yer: İstanbul Meslek: Yayıncı, Yazar
 |
|
| Isamiyette İnsana Verilen Değer |
05.09.2008 14:33 [SEÇENEKLER]
[YUKARI]
[AŞAĞI] |
slamiyette İnsana Verilen Değer
Ahmet Altan Ekşioğlu
Kur’an’da, Tanrı dünyadaki ilk insan Adem’i yaratmadan önce ....meleklere “ben yeryüzünde bir halife atayacağım” dediği,
“Bir zamanlar Rabbin meleklere: ‘Ben yeryüzünde bir halife atayacağım.’ demişti de onlar şöyle karşılık vermişti: ‘Orada bogunculuk yapmakta, kan dökmekte olan birisini mi atayacaksın Oysaki bizler, seni hamd ile anıyoruz, seni kutsayıp yüceltiyoruz’ Allah şöyle dedi: ‘Şu bir gerçek ki ben, sizin bilmediklerinizi bilmekteyim.’ “ (Bakara, 30)
Ayetin anlamı, olduğu gibi ele alındığında, dünyada Adem’den önce başka “insanların” yaşamış olabileceğini kabullenmek gerekmektedir. Meleklerin, “Orada bozgunculuk yaratacak, kan .dökecek birini mi yaratacaksın?” sorusu, onların daha önce benzer bir deneyimle karşılaştıklarını kanıtlamaktadır. İslam bilginlerinin pek de savunmadığı bu görüş, dünyanın milyonlarca yıllık geçmişi hesaba katıldığında, oluşum içindeki dünyada, dinazorlarda olduğu gibi, doğal afetler sonucu bir ya da birkaç canlı türünün yaşayıp sonradan yok olduğu düşünülebilir. Adem, düşüncemize göre, dünyada yaratılan ilk insan değil, yeni bir yaşam periyodunun ilk temsilcisidir. .
Adem’e can vermek için ona “kendi ruhundan üfledi”ği,
“Sonra ona bir biçim verdi ve ona kendi ruhundan üfledi. İşitme gücü verdi, gözler ve gönüller verdi. Ne kadar da az şükredersiniz.” (Secde, 9)
Sonra da meleklere Adem’e secde etmelerini emrettiği,
“ O zaman biz meleklere ‘Adem’e secde edin’ demiştik de İblis dışında tümü secde etmişti. İblis yan çizmiş, kibre sapmış ve nankörlerden olmuştu..” (Bakara, 34)
İnsan secde etmediği için aslında bir melek olan İblis’in Yaradan tarfından kovulduğu,
“Buyurdu: ‘Öyleyse in oradan! Senin ne haddine orada büyüklük taslamak! Hadi çık, git! Sen artık alçaklardansın!’ “
(A’raf, 13) yazılıdır.
Yaradan’ın insana diğer varlıklardan, bu arada meleklerden daha çok önem verdiği başka ayetllerde de benzer bir biçimde vurgulanmaktadır. Yalnız burada “biçimlendirmek” sözcüğünün fiziksel bir biçimlendirme yanında, eğitme anlamını da algılamak gerekmektedir.
“Andolsun ki, sizi yarattık, sonra sizi biçimlendirdik. Sonra da meleklere: ‘ademe’e secde edin’ dedik. Onlar da secde ettiler. Ama İblis secde etmedi.” (A’raf, 11)
İblis, Adem’e secde etmemesinin nedenini şöyle açıklar:
“Allah buyurdu: ‘Sana emrettiğim halde secde etmeni engelleyen neydi?’ İblis dedi: ‘Ben ondan hayırlıyım. Beni ateşten, onu ise çamurdan yarattın.’ “ (A’raf, 12)
“Hani Rabbin meleklere şöyle demişti: ‘Ben çamurdan bir insan yaratacağım.’ “ (Sad, 71)
Bu yaratma işleminin, çamurdan insan biçiminde bir heykel yaparak ona “Ol!” demekle yerine getirildiğine ilişkin açık bir kanıt bulunmamaktadır. Sad Suresinin 75. ayetinde Allah İblis’e: “İki elimle yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan neydi?” diye sorarken, Yaradan’ın, Türkçe de “Ellerimle büyüttüm.” cümlesinin içerdiği, özen, ilgi sevgi ve yakınlık anlamında olduğu gibi, insanın yaradılışı ile “bizzat, özenle ve yakından ilgilendiği” anlamı çıkarılmalıdır. Çünkü Yaradan’ın iki eli, iki bacağı olan insana benzer bir varlık olduğu düşünülemez. “Hiçbir şeye benzemez ve hiçbir şeye benzetilemez.
“İçine ruhumdan üflediğimde” nin anlamı, insanın, yaşamak için en çok gereksindeği oksijenin, belli bir oranda atmosfere enjekte edilmesi neden olmasın?
“Onu kıvama erdirip içine ruhumdan üflediğimde, önünde secde ederek eğilin.” (Sad, 72)
Ahmet Altan Ekşioğlu
|
|
05.09.2008 14:33 |
[Altan şuan Offline]
[Yazılarını Ara]
[Konu No: 16983] [Mesaj No: 151434]
|
|
Altan [Bay]
Üyelik Tarihi 01.09.2008
Mesajlar: 23
Yaşı: 48
Ad, Soyadı: Ahmet Altan Ekşioğlu İkamet Edilen Yer: İstanbul Meslek: Yayıncı, Yazar
Konu'yu Başlatan
 |
|
| Yaradan’ı Algılamak |
05.09.2008 14:35 [SEÇENEKLER]
[YUKARI]
[AŞAĞI] |
Yaradan’ı Algılamak
Ahmet Altan Ekşioğlu
Tanrının yüceliği, büyüklüğü, gücü ve herşeyi yarattığı Kur’an’da pek çok ayette belirtilmiştir. Buna hiçbir müslümanın karşı çıkması söz konusu olamaz. Ne var ki, “büyüklük, güç,ve yücelik” ve “herşey” in ne olduğu, kişinin zekasına, bilgisine, deneyimine, sonuç olarak evreni tanıma derecesine ve usavurma yeteneğine göre değişir. Bu kavramlar, tıpkı “mutluluk” ve “zenginlik” gibi görecelidir. Köyünden ve beldesinden dışarı çıkamamış bir insan için “büyüklük” ölçütü, yüzölçümünü bile bilemediği için ne kadar büyük olduğunu kafasında somutlaştıramayacağı, öte yandan evrende bir nokta bile oluşturamayan dünyamızdır. “Güç” ise Ali Pehlivan’ın gücünden başlayarak en çok tarladaki traktörün motor gücü ile sınırlıdır onun kafasında. “Herşey” ise onun bildiği “herşey”den başka birşey değildir.
Oysaki insan, evrenin, bizim güneşimiz gibi milyarlarca yıldız ve gezegenlerden oluşan galaksi sistemleri barındırdığını, ve bu sistemlerin tümünün bir düzen içinde hareket ettiğini, uzaydaki her nesnenin kendi çekimi ve diğer nesnelerle çekim ilişkisi olduğunu, bu sistemler içinde bizim gibi, bize benzeyen ya da hiç benzemeyen akıllı yaratıkların yaşıyor olabileceğini düşünebilme evresine geldiğinde onun için “büyüklük, güç,, yücelik” ve “herşey” çok daha değişik imajlar taşıyacaktır. Öyleyse insan düşündükçe, bildikçe, gördükçe, ona oranla kafasının içindeki Yaradan kavramı da değişecektir.
Buradan çıkaracağımız sonuç şudur: Insan pozitif bilimlere olan yakınlığı, o bilgiler ışığında evreni, maddeyi çözümlediği oranda Tanrısının gerçek büyüklüğünü ve gücünü algılayabilir ve böylece O’nu daha iyi tanıyabilir.
Ahmet Altan Ekşioğlu
|
|
05.09.2008 14:35 |
[Altan şuan Offline]
[Yazılarını Ara]
[Konu No: 16983] [Mesaj No: 151435]
|
|
|
[Yeni Konu Aç] [Cevap Yaz] |
Konu içinde arama yap:
[Anasayfa] ·|· [Platform]
|
Hemşin Platform'u 1024 x 768 Çözünürlükle hazırlanmıştır Ve Tavsiye edilir. Aksi durumlarda Tasarım düzgün görünmeyebilir.
|