|
Haber almak İstiyorum! |
Sitemize üye olmadan Organizasyon ve Etkinliklerden haberdar olmak istiyorsanız aşağıdaki bilgileri doldurunuz.
|
|
| Toplam 15 Sayfa: 1 2 3 4 5 › » |
[Yeni Konu Aç] [Cevap Yaz] |
hasansisman [Bay]
Üyelik Tarihi 23.03.2005
Mesajlar: 971
Yaşı: 29
Ad, Soyadı: Hasan ŞİŞMAN. Meslek: Avukat.
 |
|
| martılar.. |
11.07.2005 19:11 [SEÇENEKLER]
[YUKARI]
[AŞAĞI] |
bir deniz kafilesi;
martılar, adımlar dik yüksekte,
özgür kanatlarınızla kaç kere avuttunuz,
rüzgar denen asiyi.
martılar,
mavi gökyüzüne arkadaş,
bir haber taşır öteler ötesinden,
beyaz kanatlarınızla hep gülüşüztünüz havada,
gözleri elem dolu balıkçı edasıya.
siz öyle keşfe dalın bulutlar ülkesinde,
adalardan beklenen ilk yolcu hep sizsiniz,
istanbul dolu hepinizin sırtları,
verin bize de ,
artık dalışın iksirini.
___________________________________ " katılımcı eko - sosyal demokrasi ve insani hukuk ......
|
|
11.07.2005 19:11 |
[hasansisman şuan Offline]
[Yazılarını Ara]
[Konu No: 224] [Mesaj No: 8521]
|
|
saksu [Bay]

Üyelik Tarihi 14.02.2005
Mesajlar: 4.409
Yaşı: 52
 |
|
| OLACAK, OLACAK... |
29.09.2005 10:41 [SEÇENEKLER]
[YUKARI]
[AŞAĞI] |
Oro KUKU;
Gerçekten iyi gidiyorsun. Devam et ve sakın vazgeçme.
Teşekkürler...
|
|
29.09.2005 10:41 |
[saksu şuan Offline]
[Yazılarını Ara]
[Konu No: 224] [Mesaj No: 10315]
|
|
GELİN KAYA
[Bayan]

Üyelik Tarihi 10.04.2006
Mesajlar: 1.039
Yaşı: 20
Ad, Soyadı: nesi var Meslek: Grafiker(İstanbul Üniversity tasarım basım yayım)
 |
|
| MARTİLER |
06.05.2006 23:37 [SEÇENEKLER]
[YUKARI]
[AŞAĞI] |
SABAHIN İL IŞIKLARINDA KIYILARDA BULURSUN YA BENİ
BİR MARTI GİBİ SESSİZ SAKİN YAŞARKEN DENİZLERLE
VE KANATLARIMI TÜM ESNEKLİĞİ AÇARKEN DALGALARA
RUHUMU OKŞAR BAN DOKUNUŞUN
HIRÇIN DALGALAR BENİ BOĞAR ADETA
HADİ GELSENE ŞİMDİ TÜM VARLIĞINLA
BU KIZ AŞIK SANA
|
|
06.05.2006 23:37 |
[GELİN KAYA şuan Offline]
[Yazılarını Ara]
[Konu No: 224] [Mesaj No: 24478]
|
|
saksu [Bay]

Üyelik Tarihi 14.02.2005
Mesajlar: 4.409
Yaşı: 52
 |
|
| KRAL VE MARTI |
07.05.2006 12:53 [SEÇENEKLER]
[YUKARI]
[AŞAĞI] |
KRAL VE MARTI
"Bir martı bulmalı dedi" kral
İlanlar verildi, tellallar dolaştı tüm ülkede
Haber bizimkine ulaştı
Gencecik bir martı, biraz safça,
"Aradıkları benim" dedi isyanla
Gözleri yaşlı ana-babasına
Bir sabah doğan güne karşı koyuldu yola
Karlı dağlar aştı, öte diyarlara vardı
"Bu maviye fazla düşkün" dedi
Kralın soytarıları, "yıllar oldu hizmete alınalı
unutamadı hala uçsuz bucaksız deryaları"
Buyruk saldı tahtında kurulu kızıl suratlı şişman
"Kahretsin! saraya bu da alışamadı
Akıbeti öncekiler gibi ola"
Gözleri bağlandı martımın
Ve bir sabah doğan güne karşı
onu dönülmez yola vurdular...
Kulağımda hala son sözleri:
"Haddim değil söylemek belki kralım
Ama martıya mavi gerek bilesin
Çok istiyorsan sarayına
Muhabbet kuşu getirtesin...
Özcan Güner GÖK
|
|
07.05.2006 12:53 |
[saksu şuan Offline]
[Yazılarını Ara]
[Konu No: 224] [Mesaj No: 24522]
|
|
başköy53 [Bay]

Üyelik Tarihi 29.12.2005
Mesajlar: 44
Yaşı: 53
Ad, Soyadı: Gökmen ŞENPARLAK İkamet Edilen Yer: Bursa Meslek: KAMU
 |
|
MARTILAR
Bundan yüzyıllar önce deniz aşırı, çok güzel bir ülke varmış.
Tabi her masalda olduğu gibi bu masalda da o ülkenin bir kralı ve tabii ki bir de prensesi varmış. Prenses dünyalar güzeli bir kızmış.
Kral ona bakılmasını yasaklamış, her gün dolaşmak için saray muhafızları ile sarayın dışına çıkacağı ilan edildiğinde halk eğilir ve gözlerini kapatır,ya da evlerine kaçışırmış. Onu görmenin bedeli ölümle cezalanmakmış. Günlerden bir gün yine prenses dolaşmak için çıktığında; fakir bir köylü delikanlı her şeyi göze alarak başını kaldırmış ve prensesle göz göze gelmişler... O an fakir delikanlı prensese inanılmaz bir aşkla tutulmuş.
Prensesin derin bakışlarının da boş olmadığını düşünmüş ve günlerce uyuyamamış. Fakir delikanlı ölümü bile göze almak pahasına, prensesi bir kere daha görmek için uğraşmış durmuş. Bu arada güzel prenses de onu tutulmuş onun zarar görmemesi için günlerce kendini saraya kapatmış.
Sonunda dayanamayan fakir delikanlı her şeyi göze alarak gizlice sarayın bahçe duvarına tırmanmış ve prenses ile bir kere daha göz göze gelmişler. Fakir delikanlı hemen duvardan atlamış ve prensesle konuşacağı anda saray muhafızlarına yakalanmış. Kralın karşısına çıkarılan delikanlı ölümle cezalandırılacağını bildiğinden krala prensese duyduğu aşkını anlatmış.
Kral ölüm emrini vereceği anda prensesin yalvarışlarına dayanamayarak delikanlıya başka bir ceza vermeyi kabullenmiş. Hemen bir gemi hazırlattıran kral, gidilebilecek en uzaktaki adaya bir fener yaptırmış ve fakir delikanlıyı da o adada yalnız yaşamaya mahkum etmiş...
Aradan bir kaç ay geçmesine rağmen prensesi unutamayan delikanlı prensese olan aşkını kağıtlara dökmüş ve martılara anlatmaya başlamış. Artık bütün martılar fakir delikanlının prensese olan aşkını anlamış ve yazdığı mektupları prensese götürmeye başlamışlar... Zamanla prensesin de yazmış olduğu mektupları fakir delikanlıya götüren martılar aracılığı ile iki gencin arasındaki aşk iyice büyümüş. Ta ki... Bir sabah sarayın bahçesinde kahvaltı yaparken prensesin odasının penceresine ağzında bir mektupla konan martıyı kralın görmesine dek. Tabii korkulduğu gibi olmamış... Martıların bile aracı olduğu İki gencin arasındaki büyük aşkı anlayamadığı için kendisinden utanmış ve ağlayarak kızına sarılan kral, hemen bir gemi göndertip fakir delikanlıyı getirtip kendisi ile evlendireceğini söylemiş.
Buna duyunca çok mutlu olan prenses hemen delikanlıya bir mektup yazmış ve olanları anlatmış. Bu arada mektubu götürmek için bekleyen martıya da tüm martıların düğünlerine davetli olduğunu söylemiş.
Buna çok sevinen martı mektubu bir an önce ıssız adaya götürmek için yola çıkmış. Tam yolu yarılamışken yanından geçen bir kaç martı arkadaşına haber verip hepsinin düğüne davetli olduğunu söylemek için gagasını açtığında mektubu düşürmüş. Tüm martılar hep birlikte mektubu aramaya başlamışlar. Fakat bir türlü bulamamışlar...
Bu arada prensesten mektup alamayan aşık delikanlı, yazmış olduğu mektupları göndermek için bir tek martı bile bulamamış... Biraz ilerisinde uçuyorlar fakat yanına gitmiyorlar ve mektubu arıyorlarmış...
Prensesin kendisini artık unuttuğunu, istemediğini, martıların da onun için yanına gelmediğini sanan delikanlı üzüntüsünden sonunda kendisini fenerden kayaların üzerine atarak intihar etmiş. Olanlardan habersiz kralın gemisi adaya vardığında fakir delikanlının soğuk bedeni ile karşılaşmışlar...
İşte o gün bugündür, martılar o mektubu ararlar. Mektubu bulup, o inanılmaz sevgiyi geri getirebileceklerine, her şeyi düzelteceklerine, inanarak hep denizler üzerinde uçuşup dururlar.
___________________________________ g.senparlak
|
|
07.05.2006 17:21 |
[başköy53 şuan Offline]
[Yazılarını Ara]
[Konu No: 224] [Mesaj No: 24548]
|
|
tolga [Bay]

Üyelik Tarihi 25.02.2005
Mesajlar: 306
Yaşı: 27
Ad, Soyadı: Tolga Taskın İkamet Edilen Yer: Ankara Meslek: Turizm işletme
 |
|
Diyelimki yağmura tutuldun bir gün
Bardaktan boşalırcasına yağıyor mübarek,
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
Işte o evin kapısında bulacaksın beni
___________________________________
tolga0653@hotmail.com

|
|
08.05.2006 18:18 |
[tolga şuan Offline]
[Yazılarını Ara]
[Konu No: 224] [Mesaj No: 24555]
|
|
ryakut Silinmiştir
 |
|
aslında şiirin dizelerinin sıralaması farklı ama ben ezber bozulmasın diye bilindiği şekliyle siteye asayım dedim...
çok güzel hatta çok çok güzel bir şiir...
---------------------------------------------------
Sunay AKIN - Martı Yüzü

sunay akın'ın kitaplarının arkasını özdemir asaf imzalamış... onun için şiirleri hakkında yoruma ve kendisi hakkında övgüye ihtiyaş yok sanırım...
--------------------------------------------------
Deniz kıyısında bir martıyla konuşurken görüyormuş dostlarım beni sürekli
Bir kaptanım çünkü kağıt gemilerden emekli.

Gülemedim ki hiç hasta yatağının baş ucunda
Haberi bu yüzden yoktur annemin
sol yanağımdaki gamzeden
Komidinin üzerindeki ilaçların sayıları arttıkça
kutularından yaptığım gökdelenin uzamasına sevinirdim!
Ve bilmezdim annemin yaşantısındaki renkliliğin
sadece raflara dizili kavonozların içindeki reçeller olduğunu.
Beni birde annem terketti senin gibi,
ki göbeğimde durur onun yokluğundan bana kalan çukur,
Sıralanmış saksılar vardı
limana bakan penceremizin önünde,
ve çiçekler arkasında ekmek kırıntıları serpen
martı yüzlü bir anne,

Limandaki beyaz geminin ışıkları yanınca
dedikodusunu yapmayı unuturlardı tam o saatlerde oradan geçen
yazlık sinemadaki biletçi kızın
Annesinin dizleri dibinden ayrılmayan uslu bir çocuk gibidir limandaki deniz,
ama sokağa çıkıp dalga olmak geçer yüreğinden.
Hiçbir bardakta dudak payı bırakmadınız bana
bir kaşık sesini bile çok gördünüz şekersiz içtiğim çayların
İki çocuk yanyana oturduğumuz kapının eşiğine kendi başıma zor sığıyorum bugün
Büyüdükçe insan yalnızmı kalıyor ne!
Kabuğunu koparmadan ne bir elmayı soyabildim
Nede iyileştirebildim bir yaramı
Ama karşıma çıkınca kızmadım hiç elma kurduna
bendim çünkü bıçağı saplayan onun yurduna
Çocuklarla ben yapamıyorum
Büyüklerde almıyor beni oyunlarına
Devlet dairesinde yangından kurtarılamayacak
sıkışmış çekmece gibiyim
açılamıyorum sana
Kardeşiyle sokaklarda hep bir örnek giydirilen
sen nasıl sevmezsin eşitliği
Yürürken düşen çoraplarını aynı hizaya getirmek için
Annen deği lmiydi önünde diz çöken
Yol kenarlarındaki yağmur mazgallarını
kumbara sanıp haçlığımı atardım
Bu yüzden en çok denizden alacaklıyım
Denizden alacaklıyım....
|
|
10.05.2006 22:07 |
|
|
GELİN KAYA
[Bayan]

Üyelik Tarihi 10.04.2006
Mesajlar: 1.039
Yaşı: 20
Ad, Soyadı: nesi var Meslek: Grafiker(İstanbul Üniversity tasarım basım yayım)
 |
|
Çöllerdeki kum misali bir yudum suya hasretim
Su ise sensizliği ifade eder bana
Sen çoşkun dereler gbi, hırçın dalgalar gibi vazgeçilmezsin.
Ve bu içimi ürpertir ansızın
O sularda boğulmak deinlere gömülmek
Hep korrkuttu beni
Bu hasretimi içime,sensizliğimi yüreğime
Sevdamıda durgun sulara gömdüm.
Kimseler dokunamasın
Akıp tükenmesin gözyaşlarım
Bitmesin alevlenen sevgim diye
ÇİLEM BENEK
|
|
10.05.2006 22:12 |
[GELİN KAYA şuan Offline]
[Yazılarını Ara]
[Konu No: 224] [Mesaj No: 24810]
|
|
Cihat KOBAL [Bay]

Üyelik Tarihi 04.03.2005
Mesajlar: 116
Yaşı: 20
Ad, Soyadı: Cihat KOBAL İkamet Edilen Yer: Ankara Meslek: model
 |
|
| İstanbul |
06.07.2006 22:08 [SEÇENEKLER]
[YUKARI]
[AŞAĞI] |
Sana yazdım İstanbul
Masamda Karanfil Gül
Girdabında sensiz fırtına
Dudaklarım titrer İstanbul
___________________________________ [COLOR=blue][I][B]Biraz ağlasam olmaz.[/B][/I][/COLOR]
|
|
06.07.2006 22:08 |
[Cihat KOBAL şuan Offline]
[Yazılarını Ara]
[Konu No: 224] [Mesaj No: 28826]
|
|
Purkina
[Bayan]
Hemşinliyiz Biz

Üyelik Tarihi 04.08.2006
Mesajlar: 1.187
Yaşı: 41
Ad, Soyadı: Gülay Dereci (Çepni) İkamet Edilen Yer: İstanbul Meslek: Serbest
 |
|
Martılar
Denize karşı durmuşum
Ne güzelde uçuşuyorlar;
Kaçmayın,ürkmeyin benden
Niyetim sizi korkutmak değil
Bakın ufak ufak atıyorum ekmekleri
Tıpkı ona olan sevgim gibi
Durun gitmeyin ;
Söyleyeceklerim bitmedi
Sizde bırakmayın beni; bir başıma
Aşk düzlükte yaşanır düzlük ise tek aşkla
Her şey dümdüz,pürüzsüz
Ve bomboş
Çünkü o yok!
Ya benide götürün gittiğiniz yere(ona)
Ya da haber salın sevdiğime;
“Orada hep seni bekleyen ve özleyen”
Bir yürek var.
Söyleyin, söyleyin hiç susmayın
Giden sevgili dönmezse geri
Bekleyen anlarsa hiç sevilmediğini
İşte o zaman;
Yanar bu gönül için için
Kan ağlar gözlerim
Sanki halime üzülmüş gibi
Hepsi oturdu denize , teselli edercesine
Nafile,
Yedikleri ağır geldi,oturdu midelerine
Söyle;sevgim mi ağır geldi
Sayende içime oturdu bu sevda
___________________________________ Sitemizin Referans Sistemini kullanın*
Işığın gölgesi ile yetinme ışık ol!
|
|
26.08.2006 01:31 |
[Purkina şuan Offline]
[Yazılarını Ara]
[Konu No: 224] [Mesaj No: 31582]
|
|
Kuku [Bay]
Hemşinliyiz Biz

Üyelik Tarihi 14.02.2005
Mesajlar: 2.073
Yaşı: 52
Ad, Soyadı: Naci KOBAL İkamet Edilen Yer: Ankara Meslek: AutoCAD Proje Tasarım
Konu'yu Başlatan
 |
|
Gönlünde Ay Yansıması
Bakışların Tan Yerinde Gül
Yağmurlara Âşık Olan
Sessiz Sensiz Ada
Naci KOBAL Ankara Ağustos 2006
___________________________________ Ben Değil Biz Varız
|
|
26.08.2006 03:40 |
[Kuku şuan Offline]
[Yazılarını Ara]
[Konu No: 224] [Mesaj No: 31583]
|
|
Purkina
[Bayan]
Hemşinliyiz Biz

Üyelik Tarihi 04.08.2006
Mesajlar: 1.187
Yaşı: 41
Ad, Soyadı: Gülay Dereci (Çepni) İkamet Edilen Yer: İstanbul Meslek: Serbest
 |
|
MARTILAR VE DENİZ..
Bir martının kanadına takılı kaldı yüreğim, bir kayıkla açılıp güneşe doğru yol almak istedim gün boyu. Bir gece vakti dolunayda, tek başına düşüncelere dalmak..
Dalgaların sesine karışmalı içimdeki sessiz çığlık. Rüzgar, yaprakları suyun üstüne ulaştırmalı bir de sevdaları.
Kaç kişi sessizce anlatmıştır sevdasını denize? Ve kaç kişi sırlarını paylaşmıştır bilinmez. Ama ben tüm sevda türkülerini dinlemek istiyorum denizin dilinden. Tüm gözyaşlarının suya yansımasını görmek. Belki aralarında kendi sırlarımı da bulurum diye. İnsanlar arasında kaybolmuş gönülleri fark edebilirim diye..
Martılar ne kadar da şanslılar, özgürce dolaşıyorlar gökyüzünde. Bir martının gözleriyle bakmak her şeye, ne güzel olurdu. Ne güzel olurdu maviye, özgürlüğe hasret duyanları görebilmek.
Ne çok şiir yazıldı adına, ne çok türkülerde geçti adın ey deniz!. Benimde türküm var mıdır derinlerinde? Yüreğimden kopup gelen cümleleri duyar mısın, söylemeden. Hisseder misin içine düştüğüm yokluğu. Yoklukla birlikte bulduğum varlığı..
Bir sabah vakti balıklarla karşılamak günü, dolunayın suya bıraktığı benliğini izlemek ne güzel..ve yıldızları izlemek ay kaybolduğunda.
Ne güzel denizi hissetmek içinde, deniz olmak ne güzel.. Y.İLGÜN..
___________________________________ Sitemizin Referans Sistemini kullanın*
Işığın gölgesi ile yetinme ışık ol!
|
|
27.08.2006 13:48 |
[Purkina şuan Offline]
[Yazılarını Ara]
[Konu No: 224] [Mesaj No: 31673]
|
|
| Toplam 15 Sayfa: 1 2 3 4 5 › » |
[Yeni Konu Aç] [Cevap Yaz] |
Konu içinde arama yap:
[Anasayfa] ·|· [Platform]
|
Hemşin Platform'u 1024 x 768 Çözünürlükle hazırlanmıştır Ve Tavsiye edilir. Aksi durumlarda Tasarım düzgün görünmeyebilir.
|
|