SAĞOLASIN BAŞKANIM
Gelişim TV’nin Başar Cumbur Hocamızın bu akşam 21.00’de konuk olacağını duyunca Dursun Ali Yıldırım kardeşimizin sitesinden Gelişim TV’ye bağlandım ve programı sonuna kadar da seyrettim. Program sonunda edindiğim izlenimleri madde başlıkları halinde açıklamak istemek maksadı ile bu yazıyı yazmak istedim ama programın sonuna doğru bu şekilde bir yazıyı kaleme almaktan da kaçındım. Çünkü karşımda bu güne kadar seyrettiğim birçok siyasiden çok farklı bir insan vardı. Politikacı demiyorum. Çünkü kendisinin politika yapmaktan daha çok hizmet için bulunduğuna bir defa daha şahit oldum.
Az evvel söylemiştim. Bu güne kadar birçok politikacının konuşmalarını dinlemiştim. Ama yeminle söylüyorum ki Başar Hocanın samimiyetini ve doğruluğunu hiçbir politikacıda görmedim. Görmedim çünkü Başar Hoca bir politikacı olarak değil de gerçek bir Hemşin evladı olarak konuştu.
AB konusunda sorulan bir soruya verdiği cevabı 1299’dan başlatıp 1923’e kadar getiren bir yorum yaptı ki o yorumun içinde Anadolu’nun bir bağımsız devlet olarak kurulmasını sağlayan Kuvva-i Milliye ruhunu görmemek için insanın kör olması gerekiyordu.
Biz Başkanımızı Tarih Öğretmeni olarak bilirdik ama gördüm ki kendisi Anadolu Tasavvufunu da ruhunda, özünde bir gergef gibi işlemiş ve özümsemiş. Memleketine olan sevdası o kadar büyük ki bunu kelimelerle tarif etmek imkânsız.
“Ben taşın altına elimi değil vücudumu koydum; Hemşerilerim de elini ve vücudunu koymasın ama en azından parmağını bikuçilik (Aynen bu tabiri kullandı) koysun” deyişindeki isyanı da anlamamak için akılsız olmak gerekiyor.
Özellikle kendi adıma söylüyorum ve buradan Başkanıma söylüyorum.
Bu güne kadar olan Hemşin sevdam samimi gayretimle bir şeyler yapabilme dışında hep lafta kaldı. Ama bundan sonra emin ol ki Sevgili Başkanım Ankara’da senin bir danışmanın ve yardımcın olacak. Bu güne kadar bir şey yapamadım ama bundan sonra isteklerini bir emir olarak kabul edeceğimden de emin olabilirsin.
Başar Hocamın yaşanan bir sürü doğal felakete rağmen kısıtlı bütçeler ile yaptıklarını, ortaya koyduğu projeler ile de yapacaklarını gördükten sonra Hemşin’in geçmiş 20 yılına şimdi daha da çok yanıyorum. 20 Yıl boyunca Hemşin’e tek çivi çakamayanları hatırladıkça da kahroluyorum.
Bırakın hizmet etmeyi Taş Ocaklarını Hemşin’in başına bela eden zihniyetin de bir gün yakasına yapışmadıkça Hemşin asla birilerinin rant alanı olmaktan kurtulamaz.
Gelin hep birlikte Başar Cumbur Hocamıza destek olalım. Bulunduğumuz ilde de onun birer gönülle danışmanı olalım.
Sağ olasın! Var olasın Başar Hocam!
Umarım ömrün uzun olur. Umarım kafandaki her şeyi gerçekleştirirsin. Umarım ki sel felaketinin olduğu o günlerdeki ayağındaki ayakkabı, üzerindeki çamura bulanmış elbiseler ile Hemşin tarihinden fırlayıp çıkmış bir Katırcı görüntün hiç bitmez.
Selam ile Sevgili Başkanım…
___________________________________ "Kurulu yayımdan çıktım / Ok olur sana gelirim / Var olmak bu ise bıktım / Yok olur sana gelirim..."