Sabit Çöpler

      Aşağıdaki resim Ağrı Dağı'nda çekilmiştir.(Mehmet Çağlayan-gemballas, fotokritik.com)
      Buraya bu başlık altında asmamın nedeni malum.
      Bizim yaylalarımızda da ne yazık ki benzer görüntüler oluşmaya başladı. Özellikle, çoğu yaylaya yol yapılmasından sonra bu tür -bilinçsiz insanların neden olduğu- çöp görüntüleri yol kenarlarını çirkinleştirmeye başladı.
      Lütfen bu konuyu önemseyelim.
      Horon Boğazı'nda bira içip kutusunu doğaya atan cehalet....
      Allah'tan bul!!!
      Resimler
      • aðrý.jpg

        293.94 kB, 700×525, 493 defa görüntülendi
      Ya gündüz kurtaracak, yahut gece alacak,
      Düşmanın bu toprakta ölüsü kalır ancak!
      Bir satır boş kalmasın ölümün defterinde,
      Cesaret yine sağdır vatanın siperinde...
      EVET ALLAHINDAN BULSUN...

      SAYIN PAMUKÇU GÜNDEME TAŞIDIĞINIZ KONU ÜZERİNDE DERNEK OLARAK DA DEĞİŞİK ÇALIŞMALARIMIZ VAR.
      BUNLARLA İLGİLİ AMAÇLARIMIZI ÇALIŞMALARIMIZI İLERKİ GÜNLERDE ACIKLIYCAZ HERKESTEN BU KONUDA YARDIM İSTİYEÇEĞİZ.

      DEĞİŞİK SLOGANLAR ÜRETİLİP YOL KENARLARINA LEVHALAR ASILABILIR. ÇÖP POŞETI HERKESİN CEBINDE VEYA YANINDA TAŞITMANIN YOLUNU BULMALIYIZ . VS VS
      İLK AKLIMA GELEN BUNLAR.

      DOGAY IN BİR SLOGANI VAR "AYAK İZİ VE GÖRÜNTUDEN BAŞKA İZ BIRAKMA" DİYE. BU İŞLENEBİLİR .

      AÇTIĞIN BAŞLIK İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM. HORCON NAFKAR HAVZEKAR NAFKAR HOVID KISACA YAYLALAR HEMŞİN TEMİZ KALMALI.
      HOŞCAKAL.
      TOPRAĞIM HEMŞİN sana elbet bir gün geri dönücem.

      eğitim şart....

      doğayı sevmek çevreyi temiz tutmak aileden başlar küçük yaştan...3 yaşında bir yeğenim var yediği çikolatanın kağıdını dahi yere atmıyor cebine koyuyor...yere atılmaz diyor.çöp kutusu bulana kadar kağıt cebinde kalıyor,,,,
      e bunu bu küçük çocuk biliyorda büyükler neden bilmiyor..deniz kenarında çöplerini bırakan gidenler,geçtiğimiz ayder festivalinde geriye kalanlar hep eğitimsizlikten kaynaklanıyor.sen insanı eğitemezsen istersen her ağacın dibine çöp kutusu koy gene aynı olur.
      durum böyle olunca ne doğa kalır ne çevre.....yani ne demişler EĞİTİM ŞART................
      yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşcesine...NAZIM HİKMET RAN.

      TEŞEKKÜRLER SEVDA HANIM

      BU KONUYA SİZİNDE HASSİYET GÖSTERDİĞİNİZ İÇİN.

      SADECE EĞİTİM OLMUYOR. BIRAZ DA INSANIN İÇİNDE OLMALI. YAŞAM SEVİNCİ OLMALI. HAYATI SEVMELİ. DOĞAYI SEVMELİ. ÇEVREYİ SEVMELİ.HAYVANI SEVMELİ. EN ÖNEMLİSİ INSANI SEVMELİ.

      EĞİTİM OLMADAN TEMİZLİK OLMAZMI? RAHMETLİ ANNEANNEM EĞİTİMSİZDİ , FAKAT ŞİMDİLERİN ÇEVRECİLERİNDEN DAHA ÇEVRECİYDİ.
      TOPRAĞIM HEMŞİN sana elbet bir gün geri dönücem.

      Eğitim şart ama kim verecek bu eğitimi!!!

      Selamlar...
      Bu konuyu açtığınız için teşekkür ederim.
      Ercan Abininde dediği gibi insanın içinde olmalı. İster eğitimli olsun isterse cahil olsun çevre bilinci olusmamıssa hiç bir şey farketmez. Gecen sene bunu Hemsindeki festivalde malesef acı örnekleriyle beraber gördüm. İçlerinde sınıf öğretmeni olan eski arkadaslarımdan bir grup, yediklerini içtiklerini gelişi güzel etrafa attılar. Kendilerini eleştirincede pisman olup hatalarını telafi edecekleri yerde yaptıklarının normal bir sey oldugunu, cok fazla hayal perest oldugumu ve bunun gibi bazı seyler soylediler. Acıkcası onlara soyledigime pisman oldum cunkü yaptılarından utanırlar diye beklerken soylediklerinden ben utandım. Merak ediyorum, o gruptan sınıf öğretmeni olan hanfendi okulda öğrencilerine ne öğertiyor!!!
      Rahmetli İshak dedem imkansızlardan ötürü sadece iki sene okula gidebilmisti. Ama kendisi yukarıda bahsettiğim eğitimli arkadaşlarla karşılaştırılamayacak kadar fazla çevre bilincine sahipti. Kucukken yerdeki copleri toplatır ateste yakardı. Etrafa bir tane cop attırmazdı. Agacları kestirtmezdi...
      Koyde yapılan festivalden sonraki copler, koy içlerindeki ırmaklardaki coplükler, yaylalardaki copler sizin için birsey ifade ediyor mu???
      Herkes Gülüşümü Görüyor
      Kimse savaşımı görmüyor.
      Herkes sesimi duyuyor
      Düşündügümü kimse bilmiyor.
      Herkes yazdiklarimi okuyor
      Gözyaşlarimi kimse görmüyor.
      Herkes beni tanidigini saniyor
      Ama kimse benim kim oldugumu bilmiyor.

      EĞİTİM

      BU BENİM AMCAM. GECEN PAZAR GÜNÜ 01.07.2007 DE YİNE BAŞKA BİR AMCAMIN OĞLU MUSTAFA (BİLENLİ) CEKMİŞ.
      ARABA YOLUNDAN BİZİM EVE 200 - 300 METRA OLAN PATIKA YOL.
      AMCAM NE YAPIYOR?
      ELİNDE SÜPERGE YOLU SÜPURUYOR.
      NEDEN ?
      YOLLAR TEMİZ OLSUN.
      YAPRAKLAR BİRİKMESİN CAMUR OLMASIN ÇÜRÜMESİN.
      DAHA ANLATAYIM ?
      RESİM ÇOK ŞEY ANLATIYOR...
      AMCAM NE MEZUNU ?
      OKUR YAZAR OLDUĞUNU BİLİYORUM.
      İLKOKULU BİTİRDİMİ ? BİTİRMEDİMİ ?
      ONU BİLMIYORUM.
      EMİNİMKİ TOLGANIN İSHAK DEDESİ DE BÖYLE TİTİZDİR.
      SONUÇ NEYMİŞ EFENDİM?
      INSANIN İÇİNDEN GELMELİYMİŞ.
      EĞİTİM VERİLMELİ AMA.
      BİRAZDA İÇİNDE ÖZÜNDE OLMALI.
      TOLGA ÖĞRETMEN ARKADAŞININ YAPTIKLARINI ANLATMIŞ. VE BU BİR EĞİTMEN. HEMDE HEMŞİNLİ. GELDE ESABASPAKKK CEKME .
      Resimler
      • Resim 019.jpg

        9.79 kB, 0×0, 298 defa görüntülendi
      TOPRAĞIM HEMŞİN sana elbet bir gün geri dönücem.
      Arkadaşlar bir konuya hayret ediyorum.Eğitimi bazılarımız sadece okullarda dört duvar arasında verilen etkinlikler şeklinde düşünüyoruz.Okullar eğitim ve öğretimin birlikte verildiği kurumlardır.Ancak eğitim insan doğduktan sonra aileden başlayarak kişi ölünceye kadar devam eden bir süreçtir.Sonuç olarak kişi ilkokul mezunu dahi olmasa bile o kişiye eğitimsiz diyemeyiz....
      Bence de çok önemli bir konuya değinmişsiniz. Yaylalar bir yana köylerimiz de aynı sorunla karşı karşıya. Irmaklarımız da karşılaştığım manzaralar içimi acıtıyor. Eski pilitalar, doğanın yok edemediği plastik çöpler, cam şişeler vs.. Çöpleri atan hemşerilerime nedenini sorunca karşılaştığım cevap da acı verici. " Ne olcak, nasıl olsa yağmur yağınca ırmak gelip götürecek" Sanki deniz bizim deil... Peki suç sadece yöre sakinlerimizin mi ? Yerel yönetimlerin de görevi deil mi birazda bu. Dağınık yerleşimden dolayı çöp toplama işinin zor olduğu kesin ama çözüm arayan bulur... Bence en azından her köyün merkezi bir yerine çöp konteyneri konulmalı, haftada bir de olsa çöpler toplanmalı. Eminim ki yöre sakinleri ırmaklar yerine çöp konteynerini kullanacaktır, Emine hala mola giderken orağına taktığı çöp poşetini götürüp konteynere atacaktır; çünkü onlar ihanet etmez biliyorum. Bilirler onlara çayı, mısırı, değirmeni, suyu veren topraklarının, ırmaklarının değerini...
      Visibilia ex Invisibilibus



      SEVGİLİ DOSTLAR BU KONU DA SANIYORUM HEPİMİZİN BİRAZ EKSİK TARAFI VAR.
      İNANIN KOYLERİMİZDE VE YAYLALARIMIZDA COK CİDDİ BOYUTTA BİR SIKINTI VAR . VEDE HİC İHTİMAL VERMEDİĞİMİZ HATTA HADİ YAA O YAPMAZ DEDİGİMİZ İNSANLARIMIZ BİLE BU ÇÖP KONUSUNDA BİZLERİ HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATIYORLAR.

      BU YAZ ELEVİTDE OLDUKCA UZUN SURE KALDIM VE MAALESEF AKIL AMAZ ŞEKİLDE BİR KİRLILIK GORDUM . İSMİNİ BİLE AĞZIMA ALMAYA TİKSİNDİĞİM BİRİSİ İLEDE KAVGA BOYUTUNDA TARTISMAK ZORUNDA KALDIM

      İNANIN BU DAMI YAHU DİYECEĞİNİZ BİRİ GEÇMİŞTE ELEVİD E TİROVİDE GERÇEKTEN COK HİZMETİ OLMUŞ BİRİSİ .

      BEN ESAS BUNA TAKILDIM.AKSAM UZERİ SAA17 00 ADAM İKİTANE ÇÖP DOLU BÜYÜK POŞETİ KÖPRÜDEN HERKESİN GÖZÜNÜN ÖNUNDE DEREYE ATTI İKAZ ETTİĞİM ZAMAN İNANIN YALNIZ KALDIM ORADA BULUNANLAR YA SES ÇIKARMADI YADA ONUN YANINDA YER ALARAK YAPACAK BAŞKA BİRŞEY OLMADIGINI ONLARDA ÇÖPLERİNİ DEREYE DÖKTÜKLERİNİ SÖYLEDİLER .
      MAALESEF DURUM BÖYLEBURAYA ATMAK ZAMANIMI ALACAK BİRAZ AMA YUKARIDAKI REİM GİBİ 20 CIVARINDA RESİM VAR VE BUNLARIN TAMAMİ AYNI YERDE YAKLAŞIK 50__60 METRE MESAFENIN İÇİNE YER ALIYOR VEDE KİMSE RAHATSIZ DEĞİL
      SAYGILARIMLA

      Medeniyet ve sonuclari.

      YASARCIGIM,KONUYLA ILGILENEN DIGER HEMSEHRILERIM,
      BIR DEYIM VAR "MEDENIYET GITMEDEN ÖNCE TÜKETIMIN ULASTIGI YERLERIN YASAYANLARI ,CÜRÜMEGE MAHKÜMDÜR".
      O KADAR GÜZEL EV,KÖPRÜ,BIRSÜRÜ TARIHI ERSER VEREN VE EKLE TARIHTE "KÜLTÜR YÖRESI" OLARAK BILINEN HEMSIN,IMIZIN KENDI GERI BIRAKILMIS INSANLARI TARAFINDAN ZEHIRLENMESI YUKARDAKI GERCEGIN SONUCUDUR.
      "YABANCILAR GELDI ATTI VS" UYDURMALARINA KIMSENIN INANMADIGI "AGACIN CIVISI KENDINDEN OLUR" HEMSIN MISALI;ETRAFINI KENDINE BENZETMEK ISTEYENLERDE BIZDENDIR,GÖNÜL ISTERKI COGALMASINLAR,KENDILERIYLE BIRLIKTE MASUM INSANLARIDA ZEHIRLEYEMESINLER.
      GELEN GECEN IKTIDARLARIN BU KONULARDA COK HUNHARCA DAVRANIP SADECE KENDI BASIT POPULER POLITIKALARINI SINIF CIKARLARI ICIN UYGULAYIP BOGAZIN SULARI,AKDENIZ DALGALARINI SEYREDEREK SIIR YAZIP RESIM YAPMALARINI BIRGÜN ARKALARINA YIGDIKLARI CÖPLÜGÜN KENDILERINIDE BOGACAGINI KASTEN DÜSÜNMEMELERI ,PROBLEMLERIN HER KONUDA ESAS SEBEBIDIR.
      BIZIM TEK YAPACAGIMIZ ,MILLET VE YÖRE HALKI OLARAK HER TÜRLÜ TABUDAN UZAK ,TEMIZ RUHLU VE YÜREKLI INSANLAR ÖNCE ÜLKEMIZIN SONRA YÖREMIZIN RUH VE CEVRESINI TEMIZ TUTMAK OLMALIDIR DIYE DÜSÜNMEK ISTERIM.

      HEPPINIZE AYRICALIKLA SELAMLARIMLA.
      BEN 46 YASINDAYIM 25 YIL ONCE DEREYE,IRMAGA COP ATMANIN ZARARLARINI BILEMIYORUDUM NEDEN EGITIMSIZLIKTEN ANALARIMIZA OYLE OGRETILMIS DERE YADA IRMAK ALIR GOTURUR DIYE AMA NEREYE GOTURU ZARARI NE BILEMEMISLER,OYSA SIMDI OKUDUGUM KITAPLARDA IZLEDIGIM TV YAYINLARINDA SAGDAN SOLDAN INSANIN KENDINI GELISTIREBILME SANSI VAR BU DEVIRDE EGITIMSIZ KALMAK ANA BABALARIN VE MILLI EGITIMIN SUCUDUR
      KOYUM CENNET NE ISUM VAR BURADA
      Eğer bir an önce önlem alınmazsa çevre kirliliği daha ciddi boyutlara varacak.

      Ayder'e iki üç kilometre kala yol kenarında taşların arasından akan bir puğar var ve yolun alt tarafındada insanların oturup piknik yapabilmeleri için betondan masalar konulmuş.. Buraya kadar herşey güzel. Her geçişimde burda durur su içerim ve her seferinde ordaki çöpleri görüp kahrolurum.. Bu insanlar nasıl bu kadar duyarsız olabilir, evlerinde kendi bahçelerinde de aynı şeyimi yapıyorlar.. Anlamak mümkün değil..

      İşin başka bir boyutuda Çamlıhemşin Belediyesinin duyarsızlığı.. Dünyanın her tarafından insanların ziyaret ettiği bu yerleri temiz tutmak bu kadarmı zor? İki üçgün arayla bir ekip buraları kontrol edip temizleyemez mi ? Çamlıhemşin Belediyesi bu kadar aciz mi? Ayder'deki Çamlık diye bilinen yerde de durum aynı. Her taraf çöp. Kokudan oturulmuyor..

      Çamlıhemşin Belediyesi ne iş yapar ? Geçen senede benzer manzaralar vardı ve yine bu sitede durumu dile getirmeye çalışmıştım. Değişen hiçbirşey yok..

      Bahsettiğim yerle ilgili video ve resimler mevcut, vakit bulunca ekleyeceğim..

      Karadenizin genelinde durum aynı maalesef.. Hepiniz memlekete gidip gelirken yol kenarlarında rezalet abidesi gibi duran çöp yığınlarını görmüşsünüzdür !


      Kedi köpek kadar duyarlı olamayan, her aklına geldiği yere çöp atan insanlara lanet olsun... Kedi köpek bile pisliğinin üzerini örtüyor, açıkta bırakmıyor...

      Mustafa ÇAKIR
      Saygi ve sevgideger duyarli hemsehrilerim,
      cevre konusu sadece yöremiz icin degil,bütün insanlik icin cok önemli bir konudur.Unutmayalimki domuz,kus gribi gibi henüz caresi bulunamamis yeni hastaliklarin viruslarinin olustugu yerler cevrenin cok kirlenmis oldugu yerler oldugu tespit edilmistir.Tek kelimeyle "CEVRE PISLIGI HER TÜRLÜ ZARARLI VIRUS VE MIKROBUN KAYNAGIDIR".Heppimizin vazifesi cevreyi temiz tutmak ve kirletenleri kinamak,hatta cezalandirmaktir.Bu konuda ülkemizin resmi tutumunun ne oldugunu bilmezken,yasadigim ülkeden örnekler verebilirim;cöpleri acik alanlara atmak kattiyen yasak oldugu gibi herkes haftada en az bir defa olmak üzere evinin önündeki tretuvar ve caddeyi süpürmek zorundadir.Ev cöpleri;kagit,yiyecek ve mutfak artigi
      ,diger cöpler (odun,plastik vs) diye üc ayri bidonda biriktirilir (bir evin yillik cöp gideri yakl. 600 € dur).Camlar ve siseler sehrin belirli yerinde bulunan istasyonlara götürülüp renklerine göre ayri containerlere atilir (beyaz,yesil,kahve rengi olmak üzere).Eger bu yöntemlerle yok edemeyeceginiz artiklariniz varsa (agac,dolap,tv,camasir makinasi,boya kutusu,toprak vs) sehrin bedava alim yerlerine tasinip,hepsi ayri olarak teslim edilir.Ayrica yilin belirli zamanlarinda "büyük cöp günü" haftalar önceden ilan edilip,büyük dolap,yatak,tahta vs gibi atiklar evlerin önünden toplanir.
      Herseyden önce ana okulundan baslayarak cocuklara trafik dersleriyle birlikte cevre dersleri verilerek " temizlik ve cevre temizligi bilinci"asilanir.
      Temizlik ve cevrecilik bu kadar ilerledigi icin,bütün büyük sehirlerde bile kuslar,sincaplar (benim kedi bile bahcede kus yakalayacak kadar-yasak ettim kerataya-!),dolasmaktadir.
      Cevre temizligi her türlü canliyi etkileyen bir tutum oldugundan,cok önem vermemiz gerektigini düsünmek isterken.
      Selamlarimla
      Sevgili dostlar hiç şüphe yokki kısa vadede resmi mercilerden bisey beklemek fazlaca saflık olur.

      Kış aylarında koyler ve yaylalar boşalıyor yani yazayları geldiğinde bizler gidip oraları b..ka bulayıp geliyoruz .
      Yani kendimizi bu işten soyulayıp biryere varmamız mümkün değil.Bu soruna gerçekten çözüm getirmek isteyenler biraraya gelip muhtarlıkla irtibata geçerse belki bir yere varma imkanı çıkar.

      Brey olarak yapılabilecek çok şey var şüphesiz, zaten bu bilinçte herkes kendine düşeni yapsa bu konuyu tartışıyor olmazdık ama maalesef bizler henüz o sorumluluk duygusuna çok uzaktayız.
      Lafa geldiğinde hepimiz dünyanın en buyuk cevredostu oluruz hele memleketimize olan sevgimizi anlatmaktan büyuk keyf alırız hatta bu konuda şiiler yazar yayınlarız ama uygulamaya gelince benim pisliğim zarar vermeez der gibi hareket ederiz hemde bunu pervasizca hayasızca yaparız.

      Sevgili dostlar dereye yada çevremize bıraktığımız çöp nedir
      1-sebze meyve artığı (çevreyi kirletmez)
      2-detrjan kabı vs plastik malzeme ve poşetler (ESAS KİRLİLİK SEBEBİ )yakılabilirk
      3-camlar ve tenekeler ki miktarı cok az bunlarda herhangi bir yerde briktirilip belli donemlerde buyuk bir cöplüğe götürülebilir .

      SORARIM DOSTLAR BU SAYDIKLARIMIN HANGİSİ ZOR YADA İMKANSIZ

      Biliyorum şimdi nurettin yakma işine karşı çıkacaak ama en azindan etrafa saçmaktan iyidir . ve kış aylarının şartları bu kirlenmeyi temizleyecekkadar yeterlidir.
      Mademki biz Hemşin sevdalısıyız bunu lafta bırakmıyalım ve bir çözüm yolu bulalım .



      Tabiiki bunlar benim düşuncelerim daha mantıklı ve akılcı öneriler olabilir kimbilir belkide içimizde bu konuda uzman arkadaşlarımızda vardır ,bize yol gösterebilir .önemli olan kararlıve ısrarcı bir şekilde konunun üzerine gidebilmektir. BELKİ OZAMAN YUKARIDAKİ GÖRÜNTÜLERDEN KURTULABİLİRİZ
      SAYGILARIMLA
      Çevrenin korunması sosyal sorumluluk duygusunun belki de ilk adımıdır. Hem her konuda olduğu gibi bu bilincin geliştirilmesi için en önemli araç eğitimdir. Bu eğitim de ilk okul çağlarında verilmelidir ki kalıcı olsun. Ancak bu eğitim tıpkı diğer derslerde olduğu gibi laf olsun diye değil teorik ve pratik olarak verilmelidir
      Bir nesikl düşünün ki eğitimleri ilkokul ile sınırlıydı. Ancak o nesil düzenli olarak gazete okur, izinli günlerinde dahi traş olur, ütüsüz pantolon, boyasız akakkabı giymez, sokaklara tükürmezlerdi. O nesil insani ilişkilerinde yüksek bir kültür sergilerdi.
      Şimdi çevrenize bir bakın. Sizin babalarınızdan, dedelerinizden gurbetçi olanlar da aynı aşağı yukarı aynı değil miydi?
      İşte bu nesil (Cumhuriyet nesli) Cumhuriyetin yetiştirdiği yüksek vasıflı insanlardan oluşmaktaydı.
      Bunun tek sebebi de cumhuriyet ile başlatılan ve sosyal hayatın her anına kadar giren eğitim hamlesi idi.
      Bu konu başlığına bakın bir de. Bu pislikleri yapanların eğitimleri babalarımızdan da dedelerimizden de daha fazladır ama çevreye duyarlılıkları babalarımızın ve dedelerimizin zerre mesabesinde değildir. Demek ki sorun eğitimi,n kalitesindedir.
      Yuakrıda asılan resimlere baktım ve bölgemiz adına utandım. Hele Ayder'de ki pisliklerden çevre bilinci konusunda şüphem olmayan Belediye Başkanı İdris Yaşar Melek adına gerçekten utandım.
      Bu pislikleri önlemek için yasalar da yeterlidir, takip edecek kadrolar da yeterlidir. o zaman eksiklik bu görevi ifa eden kişilerdedir. Yasalar herkese ve ayrım gözetmeden acımasızca uygulanmalıdır. İnanın ki bu tür suçların cezası o beğenmediğimiz Afrika ülkelerinde bile bizden çok daha ağırdır.
      Hala tanımamışlar / Hemşin'deki BİZ'leri / Hemşin temizleleyecek / İçindeki TİZ'leri...

      ŞENLİKLER VE ÇEVRE KİRLİLİĞİ

      Son yıllarda Türkiye’nin hemen her yerinde ama özellikle Doğu Karadeniz Bölgesinde bilhassa yaylalarımızda halkın göz zevkine hitap eden eğlenceli şenlikler yapılıyor.

      Şenliklerde amaç bölge insanının kaynaşması ve gurbetçi,şehirli köylü derken insanımızın hasret gidererek dert ve sıkıntılarını dinlemesi olma lıdır.
      Aradan yıllar geçmiş olsa da gurbet illerde çalışanlarımız köyüne,ilçesine dönüyor ve kısa süreklide olsa sıla hasretini gidermiş oluyor.
      Turizm denilen bu olsa gerek.

      Turiste yalnız yabancı gözüyle bakmamak lazım.İlçe ve bölge ekonomisine maddi girdi sağlayan,para bırakan her insan bu bölgeye gelen bir turisttir bana göre.

      Rize’de sürekli göç veren ilçelerin başında İkizdere ilçesi gelir.Düşünebilirmisiniz 1965 nüfus sayımında 20.000 kişinin yaşadığı bu ilçede en son sayıma göre 8 bine yakın insan yaşıyor.Bu nüfus azalması planlı bir doğum kontrolü sonucu oluşan bir olay değildir.
      İş ve aş bulamayan İkizdere insanı çareyi gurbete çıkmakta bulmuş.Kendisin amelecik yaparak çalışmış çocuklarını da daha sonra yanına alarak özellikle okutmuş ve tahsil yapmasını sağlamıştır.İmkansızlık ve maddiyatsızlıktan okuyamamış ama çocuğunu her zorluğa rağmen okutmasını bilmiştir.

      Yaz tatili dolayısıyla köyüne gelen hemşerilerimiz son yıllarda genellikle Ağustos ayının Cumartesi ve Pazar günlerine denk getirilen Yayla Şenliklerinde bulunmak istiyor.

      Köyüne ve yaylasına gelmesi İlçedeki esnaf bakımından da olumlu bir gelir kapısı ama 1 ay süresince.

      İlçede yaşayan bir Gazeteci olarak bazı gelişmelerden dolayı ilk defa bu yıl hiçbir yayla şenliğine katılmadım.

      Katılmamamın sebebi özeldir ama olmayışımın eksikliğini birçok okurumdan duydum.Zira eğer şenlikler bilinçli ve yerinde yapılırsa tanıtım bakımından bulunmaz bir fırsattır. Organizeler herkesi kucaklayacak şekilde hazırlanırsa aksaklık ve eksiklikler en az seviyeye iner.

      Bir vesile ile Çağrankaya-Büyük yaylaya gittim. Şenliğin son gününe rastladı. Yaylada Gürdere köyünden 30 yıllık dostlarım Murat ve Nurettin BAŞ’ların evlerinde misafir oldum. Komşularımın hizmetlerinde en küçük bir aksaklık görmedim, ama yayladaki şenlik alanına kısa bir süre uğradığımda İstanbul ve Rize’den gelen hem de Üniversitede akademisyen olarak görev yapan bazı dostların yemyeşil çimler üzerindeki ÇÖP rezaletlerine kulak tıkayamadım. Dostlarımdan şenliğe hiçbir katkım olmamasına rağmen ben yapmış gibi utandım.
      Gören göz kılavuz istemez.Zira Üniversitede Hoca olan dostumun söylediği bu bilinçsiz çöp rezaletini yazmalıydım.Zira Hocam ,İsmet bu konuyu ne olur yazına dök demesi öğrenciye verilen bir ödev gibiydi.
      Her şeyi eğlence olarak gören zihniyetle şenlikler olmaz. Şenlik alanı adeta çöplüğe dönmüş,Mısır koçan ve yapraklarını saymıyorum ama pet şişe,cam şişe,naylon poşet rezaleti unutulacak gibi değil.
      O anda aklıma HES lere Çevreye zarar veriyor diyenler geldi.

      Zira HES lere karşı olan birçok kimseyi Büyükyaylada da gördüm.Oysa onlar buradaki ÇÖP rezaletini görmediler!. Belkide ÇÖPÜNÜ atarak destek oldular.

      Şenliğin ilk gününe katılan protokol başta Sn. Valimiz Kasım ESEN olmak üzere kısa süre sonra oradan ayrıldı.Şenliği düzenleyen özel veya tüzel kişi kim olursa olsun şenlik alanına değişik yerlerde ÇÖP kutuları koymayı da akıllarına getirmeliydi.

      Nizam ve intizam içinde yerlere gelişi güzel ÇÖP atılması engellenmeliydi. Görevlendirilecek şahıslar ÇÖP konusunu düzene sokabilirdi.


      ismet KÖSOĞLU
      ismetkosoglu@ikizdere.net
      Ben Değil Biz Varız
      Naci KOBAL 2000