​Oyuna Bak

      ​Oyuna Bak

      Hedef İngiliz'in hedefi (bizim yok).
      İngiliz'in 250 yıllık hedefi:
      Dünyadan Türk adını silmek, hem Türkiye'de hem dışarıda. Hem Haçlı kafası, hemde ödleri kopuyor,
      Türklerin hepsi kendilerini bir toparlarlarsa, kaynaklar ellerinde, pazarlar ellerinde, Avrupa batar. Avrupa'da bir şey yok ki; ne kaynağı var, ne pazarı var, bir şey yok.
      Türk ve Müslüman ülkelerden geçiniyor Batı, Türkler bir uyansa Avrupa'nın işi bitti, Avrupa bizden yardım dilenecek. Aman ne olur sizin birliğinize, gümrük birliğinize girelim diye gelip kapımızda yalvaracaklar.
      Onun için adamların niyeti"Türk" lafını tarihten silmek. Silmek için yapacağın iş bellidir: Eğitim dilini İngilizce yaparsın, bir - iki nesil sonra Türkçe biter.
      Türkçe bitince "Türk" lafı biter. Ne Türk kimliği kalır, ne kültürü, ne tarih bilinci, ne kendi ülkülerin.
      Gayet basit. Tarihte misali çok.Herkesin bu konuyu dava edinmesi lazım.

      Hedef Türkiye!
      Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu
      Resimler
      • Prof.. Dr. Oktay Sinanoğlu.jpg

        35.3 kB, 650×343, 43 defa görüntülendi
      Ben Değil Biz Varız
      Naci KOBAL 2000
      Saptırmak İçin Her Kesimin Sahtesini Kullanırlar

      Bazıları "Türkçü", "milliyetçi" falan geçinir. Bunları söylerken herkesi kasdetmiyoruz. Her kesimde samimi insanlar var. Ama bilhassa yöneten takımda, birtakım sahteleri var. İşi saptırmak için kullanılırlar. Biz düzgünlerinden bahsetmiyoruz, tepelerdeki "ayarlılar"dan bahsediyoruz.
      Bizde her şeyin sahtesi vardır. Sahte "Türkçü", sahte "solcu", sahte "milliyetçi:, sahte "dinci", sahte "laik", sahte "Atatürkçü" vardır. Bunların hepsinin kuruluşları da vardır. Bunların sahtelerini teşhis için tabana bakılmaz, üst tabakalarına bakılmalı...Dolayısıyla böyle oyunlar çevrilmiş. Toplum mühendislerinin en derin oyunlarından, en zararlı oyunlarından biridir bu. Çünkü bu çok yaygınlaşmış, her kesimi kapsamış. Osmanlı' nın son dönemlerinde böyle oyunlar sahte aydın sınıfına münhasır kaldı, tabana doğru genişlemedi. Onun için İstiklal Savaşı yapılabildi. Ama şimdi böyle oyunlarla ta dibe kadar inilmiştir. İşin köküne, köylere bile (çok şükür sadece kısmen) inilmiştir.Bunlar kasıtlı. Bir kere bu işler Müslümanlık'la bağdaşmaz. Kuran'ı Kerim'de "Sizi tăife-tăife, çeşitli milletler, kabile-kabile yarattık, ta ki birbirinizi tanıyasınız" denilmektedir. Bu insanlığın zenginliğidir. Dinimizin ne kadar büyük bir din olduğuna bu sözler yeter.Bu çeşitlilikten hayatın zenginliği doğar. Hal böyleyken, dinimiz böyleyken, bunu bozmak için hem "milliyet" kavramını yıkıyorlar, hem de dini bozuyorlar.Bunlarla bizim uğraşmamız, bu toplumu yeniden birleştirmemiz, eskiden olduğu gibi kafa ve gönül birliğimizi, milli birlik ve beraberliğimizi sağlamamız lăzım.Ve bu milli birlik ve beraberliğimizi sağlayan kültür ve din meselelerine yeniden eğilip çok sıkı uğraşmamız lăzım.
      Çünkü bunlar üzerinde son derece büyük tecavüz, alabildiğine, içten ve dıştan, yürütülüyor.
      Hedef Türkiye!
      Prof. Dr. Oktay SİNANOĞLU
      Resimler
      • Sinanoğlu.jpg

        8.37 kB, 218×232, 22 defa görüntülendi
      Ben Değil Biz Varız
      Naci KOBAL 2000
      İnsan Gücümüz Sınırlıdır
      Türkiye’de yetişmiş değerli insanlarımız çoktur. Her dalda Türkler dünya çapında kendilerini göstermiş bulunuyorlar. Yalnız nüfusumuza göre ve sorunlarımıza oranla bu insan gücümüz gene de sınırlıdır. İnsan gücü kaynağımızın her parçacığından faydalanmamız gerekmektedir. Peki, çeşitli ülkelerin çağdaş uygarlığına büyük katkıda bulunan dışarıdaki bu Türkler, Türkiye için çalışmak istemezler mi? Vatanlarını unutmuşlardır da onun için mi dışarılardadırlar? Maddi gelir peşinde koştukları için mi oradadırlar? Hayır arkadaşlar, buna inanmayınız! Yıllardır ülke ülke, bucak bucak dolaşıp yıllardır Türk mühendislerine, Türk doktorlarına, Türk bilimcilerine rastlıyorum. Bilemesiniz! Ne kadar içleri yananlar vardır. Bilemesiniz ne vatan özlemi içindedirler. Bilemesiniz nasıl çırpınırlar; “ Türkiye me gideyim oraya hizmet edeyim.” diye; “Ben ne için bu kadar okudum. Bunca didindim?” derler.Ama dönemeyişlerinin, bu yazıda işlenmeyecek kadar çeşitli nedenleri vardır.Kimi genç yaşında gönderilmiş, altı-yedi yıl kalmış, mesleğimde biraz tecrübe edineyim demiştir. Kimi, mesleğinde ilerlediği halde Türkiye’de adam yerine konulmamıştır. Ortada bir gerçek var ise, şimdi, bu, Türk insan gücünün dışarıda özlemler içinde çırpındığı, Türkiye’ye faydalı olmak için can attığıdır.

      El Ele Verme Zamanı Geçiyor
      Bu güçten artık faydalanmalıyız. Onların uzmanlıkları, bilgi ve görgüleri bize lazımdır. İçerde olsun, dışarıda olsun, Türk bilimcileri, Türk mühendisleri, Türk doktorları el ele vermelidirler. Türkiye kalkınmadıkça, hiçbir Türk mesut olamaz, nerde olursa olsun rahat edemez.
      Bye Bye Türkçe
      300.000 Baskı
      Prof.
      Dr. Oktay Sinanoğlu
      Ben Değil Biz Varız
      Naci KOBAL 2000