Günün Hadis-i Şerifi

      Günün Hadis-i Şerifi

      Arkadaşlar ramazan boyunca hergün bir hadis yazmaya ne dersiniz.
      ilk hadis benden.....


      Ebu Hüreyıe (radıyallahu anh) anlatıyor:

      "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.''

      Tirmizi, Cihâd 3, (1624).
      Resimler
      • h56.jpg

        42.64 kB, 0×0, 446 defa görüntülendi

      Günün Hadisi...

      Câbir b. Abdullah (r.ahm)'ın rivayet ettiğine göre, Resulüllah

      (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

      Zulümden kaçınınız! Çünkü zulüm, Kıyamette karanlıklara

      sebeptir. Cimrilikten de korununuz! Çünkü cimrilik sizden önce

      yaşayanları helâk etmiş, kan dökmeye ve haramı helâl görmeye

      sevketmiştir.

      Müslim
      Ebu Hureyre'nin (r.a.) naklettiğine göre:

      Allah Resulü (a.s.) şöyle buyurdu:

      "Gecenin son üçte birinde, Allah Teala her gece en alt semaya iner ve şöyle buyurur: Dua eden var mı, duasını kabul edeyim! Benden hacet isteyen var mı, isteğini yerine getireyim! Benden mağfiret dileyen var mı, onu mağfiret edeyim!"


      Sahih-i Müslim'deki hadis numarası [Sadece Arapça]: 1261
      Resimler
      • h57.jpg

        43.68 kB, 0×0, 418 defa görüntülendi

      HADİSLER

      C.Yılmaz Kardeşim;
      Yazdığın son hadisin gerçek olduğuna inanmıyorum. Kaynağı neresi olursa olsun bu hadis gerçek olamaz.
      Çünkü o hadiste Allahu Teala'ya bir mekan izafe edilmiş. Yani sanki Allah gökte de yeryüzüne yaklaşıyor gibi bir ifadesi var. Bu İslam ve Kuran'ın bir gerçeği değil de Hıristiyanlıktan İslama boca edilmiş gibi ifadeler taşıyor.
      Çünkü, Allah'ın gökyüzünde olduğu inancı Hıristiyanlıkla alakalıdır ve Hz. İsa'yı Allah kabul eden ve onun göğe yükseldiğine inanan Hıristiyanlar Allahı gökyüzünde kabul ederler.
      Dikkatli olalım kardeşim. Ben ilahiyatçı değilim ama iyi bildiğime inandığım Kuran gerçeğine aykırı bir ifade var bu hadiste.
      Selam ile...
      Hala tanımamışlar / Hemşin'deki BİZ'leri / Hemşin temizleleyecek / İçindeki TİZ'leri...

      ACALE KARAR VERMEYELİM

      Ayetleri,hadisleri düz anlamlarıyla yorumlamaya çalışırsak hataya düşeriz. hadiste geçen gece miraç gecesi,kadir gecesi gibi rahmet ve mağfiret kapılarının sonuna kadar açıldığı bir gece için söylenmiş olabilir.Allah (cc) zamandan ve mekandan münezzehtir,orası şüphesiz. bu hadiste gökten aşağı inme değilde en alt semaya inme diye geçiyor.islamdaki miraç olayını biliyorsun şakir abi. yinede kısaca açıklarsak : Peygamber Efendimiz, bir gece Mekke'den alınarak Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya götürülmüş, oradan da semalara çıkarılmış ve bütün gök tabakalarını geride bırakarak mekân ve zamandan münezzeh olan âlemlerin rabbi Allah'ın kelâmına ve iltifatına muhatap olmuştur.Bu olaydada peygamber efendimizin semalara çıkarılarak Allahla (cc) konuşması var,bu demekmidirki miraca görede allah yeryüzünden yukarlarda bir yerde konaklıyor HAŞA... TEKRARLARSAK ALLAH İÇİN ZAMAN VE MEKAN KAVRAMI YOKTUR O HER YERDE VE HER ZAMANDADIR. BU HADİSTEKİ VE MİRAÇ OLAYINDAKİ YÜKSELME VEYA ALT SEMAYA İNME OLAYLARINI MEKANSAL OLARAK ALÇALMA ,YÜKSELME OLARAK DÜŞÜNMEMEK GEREKİR. ŞAKİR ABİ GÖRÜŞÜNE KATILIYORUM BIRAZ DAHA DİKKATLİ OLALIM DİKKATLİ OKUYALIM,OKUDUKLARIMIZI DOĞRU OLARAK MUHAKEME EDELİM. DOĞRUDUR BELKİ SAĞLAM BİR KAYNAKTAN BİR HADİS OLMAYABİLİR ANCAK YÜZDE YÜZ SAĞLAM BİR KAYNAKTANDA OLABİLİR. EĞER GERÇEKTEN SAĞLAM BİR HADİS OLMA İHTİMALİNİ BULUNDURURSAK " YOK EFENDİM BU HADİS BENİM BİLDİĞİM KURAN GERÇEĞİNE UYMUYOR, BEN BU HADİSE İNANMIYORUM " DEMEK NE DERECE DOĞRU OLUR??????. ŞAKİR ABİ SEVGİLER........... Benim yukardaki hadisten çıkardığım yorum da şu : Herkes uykudayken ,belkide uykunun en güzel yerinden uyanıp sırf allah rızası için namaz kılan,dua okuyan,kuran i kerim okuyan vb. ibadetleri gerçekleştiren insanlara verilecek olan bir mükafatı açıklıyor...

      Mİ’RACA AİT HADİSELER

      7181 - Hz. Enes İbnu Malik radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "(İslam'ı yaşama) işi gittikçe zorlaşacak. Dünya da (gerçek müslümanlara) gittikçe sırt çevirecek. İnsanların da cimriliği artacak. Kıyamet ancak şerirlerin tepesine kopacak. Mehdî, Hz. İsa'dan başkası değildir."
      Ben Değil Biz Varız
      Naci KOBAL 2000

      Teşekkürler

      Hadis konusunda yaptığın açıklama için teşekkür ediyorum kardeşim. Elbette ki bakış açında haklı olabilirsin. Benim hassasiyetim Kuran'ın bütünlüğünün korunması ve yıkılmaya çalşılan tevhid inancını ayakta tutmaktır. Bu öyle bir çizgi ki yorumu kim yaparsa yapsın, sonuç ne olursa olsun Kuran'dan başka bir ölçüye kimse inanmamalı.
      Hz.Ali Nehcül Belaga'da (Belagatli Sözler) "İlim bir nokta idi, onu cahiller büyüttü" diyor. Yani ilimden kastedilen saf iman ve onun dille ikrar kalple tasdik edilen hali "La İlahe İlllalah" tır.
      Benim hassasiyetime örnek çok ama benden hemen sonra yazan Naci Kobal Kardeşimizin aktardığı ayetteki Mehdi (Hz.İsa) hadisi tam bir İsrailiyattır.
      432 yılında yapılan İznik Konsülünde binlerce İncil toplanmış ve 4 tanesi bırakılarak gerisi yakılmıştır. İşte bu konsüldse alınan kararlardan biri de Hz. İsa'nın bir gün yeryüzüne ineceğidir. Bu Allah'ın bir vadi değil İznik Konsülünün bir kararıdır.
      Dünyanın neresine giderseniz gidin tüm İslam Ülkelerinde Misyonerler üslümanlara karşı bunu kullanırlar. Derler ki;
      "Sizin kitabınızda bie gün Hz. İsa'nın döneceğini söylüyor. Allah dünyayı o güne hazırlıyor. Sen de gelk ve Hz. İsa'nın ümmetinden ol. Farkeder mi müslüman olman ya da Hırisyian olman. Allan'ın sevdiği kullar Mahdi'nin arkasında toplanacak. Bunu siz de biliyorsunuz. O halde neden bize katılmıyorsunuz?"
      İşte bu İsrailiyatlar misyonerlere zemin hazırlıyor.
      Kuran'da ne Hz.İsa'nın döneceği yazıyor ne de Mehdi var. Bunlar sadece İslam dünyasından Hıristiyan devşirmek istyenlerin oyunu.
      Ne dedi eski Papa;
      "3. bin yılda Müslüman coğrafyasına gireceğiz"

      Uyanık olalım yeter. Yorumlar farklı olabilir ama bizim tek ölçümüz Kuran ve ona saldıran misyonerler dünyası olmalı.

      Not: Mehdi konusunda bunları söyleyen ben değilim. Bir çok iman sahibi gerçek alimler aynı şeyleri söylüyor.
      2.Not: Kavaravut Şerhini bulabilirsen oku. Göreceksin ki orda ne İsrailiyatlar var. Milleti nasıl da kandırıp aldatmış ve imanı ile oynamışlar.

      GÜNÜN HADİSİ

      Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "ResuluIIah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
      "RAMAZAN AYI GİRDİĞİ ZAMAN CENNETİN KAPILARI AÇILIR, CEHENNEMİN KAPILARI KAPANIR VE ŞEYTANLAR DA ZİNCİRE VURULUR."
      Buhari, Savm 5, Bed'ü'I-Halk 11, Müslim, Sıyâm 2, (1079); Nesâi, Sıyâm 5, (4, 129).
      ben teşekkkür ederim şakir abi. katılıyorum dünyadaki tek ölçümüz kuran-ı kerim olmalıdır. ancak sünnetleride bir kenara atmamalıyız.doğrudur helede günümüzde misyonerlik faliyetlerinin hız aldığı bu dönemlerde müslümanlar olarak çok uyanık olmalıyız. Kavaravut Şerhini araştıracağım. inşallah bulur okurum.


      NOT : şakir abi siteye astığın haberleri büyük zevkle okuyup takip ediyorum. umarım yaza hemşinde tanışma fırsatımız olur.

      Mİ’RACA AİT HADİSELER

      7181 - Hz. Enes İbnu Malik radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "(İslam'ı yaşama) işi gittikçe zorlaşacak. Dünya da (gerçek müslümanlara) gittikçe sırt çevirecek. İnsanların da cimriliği artacak. Kıyamet ancak şerirlerin tepesine kopacak. Mehdî, Hz. İsa'dan başkası değildir."

      MEARICU’N-NUBUVVE
      Altın Parmak
      PEYGAMBERLER TARİHİ
      Yazan:Muinüd-din Muhammed Emin Efendi
      Osmanlıcaya çeviren:Muhammed bin Muhammed Efendi ( Altınparmak )
      Sadeleştiren:A.Farük Meyan

      4. Baskı 1978
      Ben Değil Biz Varız
      Naci KOBAL 2000

      Mİ’RACA AİT HADİSELER

      1.FAİDE: ehl-i kıbleden hiç kimse mi’racda ihtilaf etmemiştir. Mi’racı inkar eden kafir olur. Eshab-ı kıramdan << radıyallahü anhüm >> Otuz kadar kimse Mi’rac hakkındaki hadsiseleri rivayet etmişlerdir. Bu zatların ism-i şerifleri şunlardır:
      1-Ebu Bekr-i Sıddik << radıyallahü anh >>
      2-Omer ibnil hattab << radıyallahü anh >>
      3-Osman ibnil Affan << radıyallahü anh >>
      4-Aliyyül Mürteza << radıyallahü anh >>
      5-Abdullah ibni Abbas << radıyallahü anhüma >>
      6-Abdullah bin Mes’üd << radıyallahü anh >>
      7-Enes bin Malik << radıyallahü anh >>
      8-Ebü Hüreyre << radıyallahü anh >>
      9-Ebü Said Hudri << radıyallahü anh >>
      10-Malik bin Sa’saa << radıyallahü anh >>
      11-İmran ibnil Hasin << radıyallahü anh >>
      12-Abdullah bin Ömer << radıyallahü anh >>
      13-Ebü Seleme << radıyallahü anh >>
      14-Huzeyfe tübnil Yemani << radıyallahü anh >>
      15-Abdullah bin Zübeyr << radıyallahü anh >>
      16-Abbas bin Abdülmuttalip << radıyallahü anh >>
      17-Abdullah bin Ebi Evfa << radıyallahü anh >>
      18-Cabir bin Abdullah il Ensari << radıyallahü anh >>
      19-Ümmü Gülsüm << radıyallahü anha >>
      20-Bilal-i Habeş << radıyallahü anh >>
      21-Ebu imametül-Bahili << radıyallahü anh >>
      22-Üsame tübni Zeyd << radıyallahü anh >>
      23-Abdurrahman bin Amir << radıyallahü anh >>
      24-Ebüdderda << radıyallahü anh >>
      25-Aişe-i Sıddika << radıyallahü anha >>
      26-Ümmü Hani << radıyallahü anha >>
      27-Ebu Zer-i Gfari << radıyallahü anh >>
      28-Bilal bin Sa’d << radıyallahü anh >>
      29-Ebü Eyyüp el-Ensari << radıyallahü anh >>
      30-Übe bin Ka’b << radıyallahü anh >>
      Ehl-i sünnetin cumhur ülemasının itikadları şöyledir ki, Peygamber << sallallahü aleyhi ve sellem>>> in cesedi ve rühu, birlikte olarak uyanık olarak gecenin bir kısmında Mekke’den Beytül Mukaddesse ,oradan gökler ilettiler ve getirdiler. Hak tealayı baş gözü ile gördü. Mescid-i Haram’dan Beytül Mukaddese vardığını inkar eden kafir olur. Göklere gittiğini inkar eden bid’at ehli olur. ( Kabe kavseyn ev edna ) makamına vasıl olduğuna inanan,mü’min ve muvahhid olur.

      MEARICU’N-NUBUVVE
      Altın Parmak
      PEYGAMBERLER TARİHİ
      Yazan:Muinüd-din Muhammed Emin Efendi
      Osmanlıcaya çeviren:Muhammed bin Muhammed Efendi ( Altınparmak )
      Sadeleştiren:A.Farük Meyan

      4. Baskı 1978
      Ben Değil Biz Varız
      Naci KOBAL 2000

      MİRAC'A DAİR !

      Allah bu mübarek gecelerin hürmetine inşallah hepimizin günahını affeder. Hepimiz ufak tefek hataların içindeyiz. Toplum olarak cinnet geçirdiğimiz bu günlerde kendilerini Allah için muhafaza edebilenlere ne mutlu.
      C.Yılmaz Kardeşimin yumuşak üslubuna sahip olmak isterdim ama maalesef benim mizacım böyle. Yani bildiğimi ve inandığımı dosdoğru söylemek. Bunun bana zararları elbette ki oluyor. Bu huyumu bu yaştan sonra değiştirmek mümkün değil ama Allah değiştirmeyi nasip eder inşallah.
      Söylediklerimde de yanlış isem affı için Allah’a sığınıyorum. Sizin de affınıza sığınarak aşağıda bir eleştirim olacak.
      Naci Kardeşim Mİ’RACA AİT HADİSELER başlıklı bir yazı aktarmış. O yazının bir paragrafını alıyorum buraya ki ne demek istediğim anlaşılsın.

      “Ehl-i sünnetin cumhur ulemasının itikatları şöyledir ki, Peygamber << sallallahü aleyhi ve sellem>>> in cesedi ve ruhu, birlikte olarak uyanık olarak gecenin bir kısmında Mekke’den Beytül Mukaddesse, oradan gökler ilettiler ve getirdiler. Hak tealayı baş gözü ile gördü. Mescid-i Haram’dan Beytül Mukaddese vardığını inkâr eden kâfir olur. Göklere gittiğini inkâr eden bid’at ehli olur. ( Kâbe kavseyn ev edna ) makamına vasıl olduğuna inanan, mü’min ve muvahhid olur“.
      Bu paragrafa alıntı olarak ise; MEARICU’N-NUBUVVE Altın Parmak PEYGAMBERLER TARİHİ. Yazan: Muinüd-din Muhammed Emin Efendi” olarak verilmiş.
      Burada bir cümle var ki çok ilginç. Diyor ki; “Hak tealayı baş gözü ile gördü” .
      Bu cümlede kastedilen Peygamber efendimiz başındaki kendi gözleri gördü diyorsa elbette ki doğrudur ama kastedilen Allah’a bir baş göz izafe etmekse maazallah bu küfür ve şirktir. Umarım ki ilk şık doğrudur ama bunu söylerken bile bu tür cümleler kullanmamak gerekir. Bazen doğru olan şeyler bile doğru ifade edilmediği takdirde yanlış anlaşılabiliyor.
      Konu “Miraç” olduğu için ben size toplumun büyük bir inanış yanlışında olduğu Karadavut’taki Miracı anlatmak isterim.
      Diyor ki Karadavut Miraç bahsinde;
      “Hz. Muhammet (sav) Allah’ın huzuruna yükseldiği sırada bütün peygamberler ile selamlaşarak yoluna devam etti ve sonunda Allah’ın huzuruna vardı. Dönüşte de Hz. Musa ile karşılaştı. Hz. Musa Allahın kendisine ümmeti için ne verdiğini sordu. Peygamberimiz de 50 vakit namaz verdiğini söyledi. Bunun üzerine Hz. Musa; “Hayır! Bunu senin ümmetin kaldırmaz. Git Allah ile pazarlık yap ve bunu indirsin”. Demesi üzerine peygamberimiz geri döner ve Allah’tan namazı düşürmesini ister ve Allah dileğini kabul ederek 20 vakte düşürür. Geri döner ve Hz. Musa’ya müjdeyi verir. Ama Hz. Musa bunun da çok olduğunu ve tekrar geri dönmesini söyler. Velhasıl bu gidiş gelişler sonucunda namaz beş vakte düşürülür ve Hz. Musa beş vakit namazın uygun olduğunu söyler.
      İşte bu inanç toplumun geneli tarafından kabul görmüş bir şirktir ki maazallah Allah bizi bu şirklerden kurtarsın.
      Düşünün ki bir Allah tarafından seçilmiş bir Peygamber kaç rekat namazın ümmeti için uygun olduğunu bilmeyecek ama bir başka peygamber bilecek. “Hâşâ! Tövbe!” bunu Allah bilmeyecek ama Hz. Musa bilecek.
      Yine Karadavut’tan miraç ile ilgili bir başka bölüm. Diyor ki;
      “Hz. Muhammet (sav) Allah’ın huzuruna vardığında diğer peygamberler de orada idi. Burada konuşurlarken Peygamberimiz dedi ki; Benim ümmetimden öyle âlimler gelecek ki bilgi olarak birçok Nebiden üstün olacak”
      Bu söze diğer peygamberler itiraz edince Peygamberimizin isteği ile henüz yaratılmamış olan İmam Gazali huzura alındı ve kendisi diğer peygamberler tarafından soru yağmuruna tutuldu. İmam Gazali öyle cevaplar verdi ki, sonunda Hz. İsa ağlayarak Allah’a yalvardı ve ağlayarak dedi ki ‘Yarabbi! Beni Peygamber göndereceğine keşke Hz. Muhammet’e ümmet olarak gönderseydin’. Allah Hz. İsa’nın bu isteğini kabul ederek dedi ki; ‘Ben seni kıyamet gününe yakın tekrar yeryüzüne Hz. Muhammet’in ümmeti olarak göndereceğim”
      Ne demek istediğimi anlıyorsun değil mi Can Yılmaz Kardeşim? İslam’ın içine Hıristiyanlık nasıl boca edilerek Hz. İsa Müslümanlar için bir umut olması sağlanıyor. Ayrıca aynı kitaptan Hz. İsa döndükten sonra olacaklar hakkındaki bölümleri okuyunca insanın tüyleri diken diken oluyor. Anlatılanlar tam olarak “Evenjelistlerin” dünyayı kıyamete hazırlama senaryosunun bir başka şekilde ifadesi.
      Karadavut hakkında araştırma yapacağına inanıyorum ama bir şey bulamayacağından da eminim. Çünkü bu adamın internette bile bulunması “anlaşılmaz bir şekilde” çok zor.
      Can Yılmaz Kardeşim;
      Anlayacak o kadar çok şey var ki saymakla bitmez. Ben şimdilik konuyu burada keseceğim. Ama bu konudaki söyleşilerimiz zamanla devam ederse çok faklı şeyler duyacaksın benden. Toplumsal imanımızın bir çok noktasını şekillendirenin Kuran’dan daha ziyade İncil olduğunu görmek şaşırtacak seni. Sadece seni değil. Herkesi şaşırtacak.
      Yazdıklarım asla bana ait değil. Yani ben kendim düşünerek bu sonuçlara varmadım. Sadece okuyarak bu noktaya geldim ki, okuduklarımın söyleyenleri de iman ve bilgi sahibi günümüz alimleridir. Bunlardan biri Hüseyin Atay’dır.
      Ben sana ve diğer arkadaşlara bir şey tavsiye edeceğim. Şu mübarek günlerde eğer fırsatınız varsa her şeyi bırakarak Kuran’ın Türkçe Mealini okuyun. Hem de defalarca okuyun. Kuran’ın bütünsel mantığını kavrayın. Bakın o zaman önünüzde nasıl bir ufuk açılacak. Size söylenen bir şeyi nasıl Kuran mizanına vuracaksınız.
      Tekrar söyleşmek dertleşmek umuduyla Kardeşim. Allaha emanet ol.
      Selam ile…


      Not: Mirac'a inanmayanın imanı tekamül etmiş olmaz ve kafirdir.
      Hz. Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor:

      "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim bir orucluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz.''

      Tirmizi, Savm 82, (807); Ibnu Mace, Siyam 45, (1746).
      Resimler
      • afjei5k.jpg

        9.99 kB, 0×0, 324 defa görüntülendi
      Sn. Saksu Aktardığım kaynaktaki aynen doğrudur.
      Kaynak:
      MEARICU’N-NUBUVVE
      Altın Parmak
      PEYGAMBERLER TARİHİ
      Yazan:Muinüd-din Muhammed Emin Efendi
      Osmanlıcaya çeviren:Muhammed bin Muhammed Efendi ( Altınparmak )
      Sadeleştiren:A.Farük Meyan

      4. Baskı 1978

      Sn. Saksu Diğer Kaynakta Şöyle Diyor....


      "RAB"BİN HUZURU
      Hazreti Rasûlullah aleyhisselâm, "Mi`râc"da, bu melekler âlemini seyrettikten sonra, müşahede ettikten sonra, akıl almaz yaşantılarını seyrettikten sonra, Rabbinin huzuruna çıktı. Rabbini gördü!.
      Rabbini görme mevzuu, zamanına göre tartışılan bir konu!.
      Kimi diyor ki, "baş gözü ile gördü!." kimi diyor ki "baş gözü ile görmedi, kalb gözü ile gördü!."

      allahvesistemi.org
      Ben Değil Biz Varız
      Naci KOBAL 2000

      Bir dilek

      Ey Aziz!..
      Sırlar semasının ufuklarından maarif güneşleri doğuncaya kadar bekle!..
      Bil ki!..O şems'in sırlar seması canibinden doğacak...
      O şems doğduktan sonra da ziyasıyla;kalbin sahraları nur'a gark olacaktır...
      Zira bu nur'ların... ziyalarının asıl mebşei...
      ''Yeryüzü Rabbinin nuruyla aydınlanır...'' ayetin öz'lü manasıdır...
      Bu nur'un nuruyla nurlanacak olan salik;celalet karanlığından kurtulacaktır...
      Gönlü ruşen olacak,basiret perdesi aklın gözlerinden kaldırılacaktır...
      Ve ÖZ'ünün derinliğinde saklı olan alemleri seyre dalacaktır...
      Bu dalış öyle bir dalıştır ki...
      Kalb gözünün cehalet perdelerinden,
      ''İşte senden gaflet perdesini kaldırdık...'' ayetinin sürmesiyle kurtuluşudur.
      Ne büyük mutluluk...Ne büyük saadet...
      Yeter ki o sürme bir kez göze çekilsin...
      Artık o kalb mukaddes nurların ziyasından öyle kamaşacak...
      Ki idrakler aleminin iç gözleri kutsal nur lemalarının müşahedesinden,
      Hayretten hayrete düşerek, lahuti aşkın tesirinden aşk vadisine dalacaktır...

      Allah cümlemizi bu kutsal vadiye daldırsın.AMİN
      Gavs'ül-azam Abdülkadir Geylani (K.S.)
      Değerli büyüklerim ve arkadaşlar;
      Doğruyu paylaşma yolunda çabanızı gördüğüm için bende aranıza katılmak istedim.Umarım bu acemiyi kabul edersiniz.
      "Can ile bizden eğer hoşnut ise Canımız.

      Cana minnettir O'nun kurbanı olsun Canımız.

      Canımı canan eğer isterse, minnet Canına.

      Can nedir ki, onu kurban etmeyem Cananım'a..."

      Bir hadis

      Onunla (İsa ile) benim aramda hiçbir peygamber yoktur. O şüphesiz inecektir. Onu gördüğünüz zaman tanıyın! O, orta boylu, beyaza çalar kırmızı renktedir. Sarıya boyalı iki elbise içinde olacak. Yağmur yağmasa da saçından su damlayacaktır. İnsanlarla İslam için savaşacaktır. Deccal'i öldürecek, sonra yeryüzünde tam kırk sene kalacak. Sonra ölecek ve namazını Müslümanlar kılacaklardır. (Buhari, Müslim, Ebu Davud ve Tırmizi, Büyük Hadis Külliyatı, Rudani, 5. cilt, s. 380)
      "Can ile bizden eğer hoşnut ise Canımız.

      Cana minnettir O'nun kurbanı olsun Canımız.

      Canımı canan eğer isterse, minnet Canına.

      Can nedir ki, onu kurban etmeyem Cananım'a..."

      Bir hadis

      Hayatım elinde olan Allah'a yemin ederim ki, Meryem oğlu (İsa aleyhisselam)'ın adil bir hakim olarak sizin içinize inmesi muhakkak yakındır. O, salibi (haçı) kıracak, domuzu öldürecek, cizyeyi kaldıracaktır, mal o kadar çoğalıp taşacak ki, hiç kimse mal kabul etmez olacaktır. (Sahih-i Müslim, 6/532)
      "Can ile bizden eğer hoşnut ise Canımız.

      Cana minnettir O'nun kurbanı olsun Canımız.

      Canımı canan eğer isterse, minnet Canına.

      Can nedir ki, onu kurban etmeyem Cananım'a..."

      Bir hadis

      Dünya hercü merc (kargaşa) içinde kaldığında, fitneler zuhur ettiğinde, yollar kesildiğinde, bazıları bazısına hücum ettiğinde, büyük küçüğe merhamet etmediği, büyüğe vakarlı davranmadığında Allah, bu sırada onlardan adavetin (düşmanlığın) kökünü kazıyarak dalalet (iman ve İslamiyet'ten ayrılmak, sapkınlık) kalelerini fethedecek ve evvelce benim ayakta tuttuğum gibi, ahir zamanda dini ayakta tutacak, önceden zulümle dolu olan dünyayı adaletle dolduracak birini (Hz. Mehdi’yi) gönderecektir. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s.12)
      "Can ile bizden eğer hoşnut ise Canımız.

      Cana minnettir O'nun kurbanı olsun Canımız.

      Canımı canan eğer isterse, minnet Canına.

      Can nedir ki, onu kurban etmeyem Cananım'a..."