Günün Hadis-i Şerifi

      Hz. Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor:

      "ResuluIIah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Ramazan ayi girdigi zaman cennetin kapilari acilir, cehennemin kapilari kapanir ve seytanlar da zincire vurulur."


      Buhari, Savm 5, Bed'u'I-Halk 11, Muslim, Siyam 2, (1079); Nesai, Siyam 5, (4, 129).

      Hadisleri şerhsiz okumanın mahsurları vardır;
      Hadislerin bir kısmı 'mensuh'tur yani hükmüyle amel edilmez.
      Bazıları belli şartlar altında amele elverişlidir.
      Bazıları mezhebden mezhebe, farklı yorumlara mazhar olmuştur.
      Kısacası hadislerin anlaşılması,
      kendileri ile amel edilme durumlarının bilinmesi ayrı bir konudur.
      Bu hususta hükme gitmek herkesin harcı değildir.

      Fıkha müteallik bir hadisi değerlendirmek için
      birçok ilmi bilmek ve müctehid olmak gereklidir.
      Aksi takdirde her okuduğu hadis ile amel etmek
      son derece yanlış olur ve dini sorumluluğu
      gerektirir. Sevap işleyelim derken, günah işlemek
      Allah (cc)' ın rızasını elde edeyim derken
      gazabına sebep olmak söz konusu olabilir.
      Resimler
      • afjei3k.jpg

        6.65 kB, 0×0, 200 defa görüntülendi
      Hz. Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor:

      "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim oruclu oldugu halde unutur ve yerse veya icerse orucunu tamamlasin. Cunku ona Allah yedirip icirmistir."

      Buhari, Savm 26, Eyman 15; Muslim, Siyam 171, (1155); Tirmizi, Savm 26, (721); Ebu Davud, Savm 39, (2398
      Resimler
      • h50.jpg

        36.31 kB, 0×0, 196 defa görüntülendi
      AKTARDIĞIN YAZININ KAYNAĞI OLARAK VERDİĞİN www.allahvesistemi.org SİTESİNE GİRDİM. SİTEYİ BAŞTAN AŞAĞI TARADIM. DOĞRUSUNU SÖYLEMEK GEREKİRSE ÇOK FAZLA BİRŞEY ANLADIĞIMI SÖYLEYEMEM. AMA SİTE HAKKINDA GENEL KANAATİMİ SÖYLEMEK İSTERİM.

      SİTE YEDİ DİLDE DÜZENLENMİŞ VE BU ANLAMDA SADECE TÜRKÇE BİLENLERE DEĞİL NEREDEYSE DÜNYANIN HER MİLLETİEN SESLENİYOR. BU ANLAMDA ÇOK BAŞARILI.
      ANCAK SİTEDE ANLATILAN İSLAM ÖYLE BİR İSLAM Kİ SİTENİN HEDEFİNİN SIRADAN HALK TABAKASI OLMAKTAN DAHA ZİYADE İŞİN FELSEFESİNDE OLANLARA HİTAP ETTİĞİNİ SÖYLEYEBİLİRİM. YANİ BURADA YAPILAN AÇIKLAMALARI VE YORUMLARI HALKIMIZIN NEREDEYSE %1'İ ANLAYACAK KAPASİTEDE DEĞİL. BİZDEN DAHA EĞİTİMLİ OLDUĞUNA İNANDIĞIMIZ BATILILAR BUNDAN NE ANLARLAR ONU DA BİLMİYORUM.
      O KADAR AĞIR BİR FELSEFE YAPILMIŞ Kİ BU SEBEPLE BU SİTEYİ TAKİP EDEN VE KONUYA MERAKLI ARKADAŞLARIMIZIN BİLE ÇOK ZORLANACAĞI BİR ÖZELLİĞE SAHİP. KULLANILAN KAVRAMLAR VE DİL İSE AKICI VE ANLAŞILIR DEĞİL. BENİM ÖLÇÜLERİME GÖRE BANA PEK HİTAP ETMEDİ. UMARIM ARKADAŞLARIMIZA BENDEN KOLAY GELİR.
      Hz. ALİ NEHCÜL BELAGA'DA "İLİM BİR NOKTA İDİ ONU CAHİLLER BÜYÜTTÜ" DİYOR. YANİ, AVAM TARAFINDAN KOLAY ANLAŞILIR VE İMAN EDİLİR DİN "ÇOK BİLMİŞ" CAHİLLER TARAFINDAN FELSEFİ TERİMLER İLE AÇIKLAMAK ADI ALTINDA O KADAR KAPSAMLI İRDELENMİŞ VE O KADAR ÇOK KURAL GETİRİLMİŞTİR Kİ, DİN ADETA YAŞANILIR BİR ŞEY OLMAKTAN ÇIKARAK "İNANILAN" BİR OLGU HALİNE GETİRİLMİŞTİR. Hz. ALİ'NİM SÖYLEMEK İSTEDİĞİ BU.
      BEN İŞİN DAHA BASİT VE UYGULANIR TARAFINDAYIM. YANİ TEK KELİME İLE "SAF İMAN'A" İNANIRIM. O DA ÇOK BASİTTİR.
      "LA İLAHE İLLALLAH, MUHAMMEDUN RESULULLAH" A İNANIR VE İMAN EDERİM. BU SİTE İŞTE BENİ BUNDAN UZAKLAŞTIRIYOR.
      İSLAM ELİTLERE DEĞİL TÜM İNSANLIĞA GELMİŞTİR.
      Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
      "ADEMOĞLUNUN HER AMELİ KATLANIR. (ZİRA CENAB-I HAKK'IN BU HUSUSTAKİ SÜNNETİ ŞUDUR: HAYIR AMELLER EN AZ ON MİSLİYLE YAZILIR, BU YEDİYÜZ MİSLİNE KADAR ÇIKAR. ALLAH TEÂLA HAZRETLERİ (BİR HADİS-İ KUDSİDE) ŞÖYLE BUYURMUŞTUR: "ORUÇ BU KAİDEDEN HARİÇTİR. ÇÜNKÜ O SIRF BENİM İÇİNDİR, BEN DE ONU (DİLEDİĞİM GİBİ) MÜKÂFAATLANDIRACAĞIM. KULUM BENİM İÇİN ŞEHVETİNİ, YİYECEĞİNİ TERKETTİ"
      Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku (halüf), Allah indinde misk kokusundan daha hoştur.''
      Ebu Sa'id Ibnu Malik Ibni Sinan el-Hudri (radiyallahu anh) hazretleri demistir ki:

      "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) söyle buyurdular: "Kalbinde zerre miktari iman bulunan kimse ateşten çıkacaktir."
      Ebu Sa'id der ki: "Kim (bu ihbarin ifade ettigi hakikatten) supheye duserse su ayeti okusun: "Allah şüphesiz zerre kadar haksızlık yapmaz..." (Nisa, 40).

      Tirmizi Sifatu Cehennem 10, (2601).Tirmizi hadis icin "sahihtir" demistir.
      Resimler
      • h55.jpg

        36.66 kB, 0×0, 203 defa görüntülendi

      DADİSİ KUTSİ Mİ AYET Mİ?

      ALLAHU TEALANIN SÖYLEDİĞİ HADİSİ KUTSİ DEĞİL AYETTİR. Lütfen biraz daha dikkat edelim...



      Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
      "ADEMOĞLUNUN HER AMELİ KATLANIR. (ZİRA CENAB-I HAKK'IN BU HUSUSTAKİ SÜNNETİ ŞUDUR: HAYIR AMELLER EN AZ ON MİSLİYLE YAZILIR, BU YEDİYÜZ MİSLİNE KADAR ÇIKAR. ALLAH TEÂLA HAZRETLERİ (BİR HADİS-İ KUDSİDE) ŞÖYLE BUYURMUŞTUR: "ORUÇ BU KAİDEDEN HARİÇTİR. ÇÜNKÜ O SIRF BENİM İÇİNDİR, BEN DE ONU (DİLEDİĞİM GİBİ) MÜKÂFAATLANDIRACAĞIM. KULUM BENİM İÇİN ŞEHVETİNİ, YİYECEĞİNİ TERKETTİ"
      Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku (halüf), Allah indinde misk kokusundan daha hoştur.''
      Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) anlatıyor:

      "Bir adam: "Ey Allah'ın Resulu, Allah'a hangi amel daha sevimlidir?" diye sordu. Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Yolculuğu bitirince tekrar yola başlayan" cevabını verdi. "Yolculuğu bitirip tekrar başlamak nedir?" diye ikinci sefer sorunca: "Kur'an'ı başından sonuna okur, bitirdikçe yeniden başlar" cevabını verdi."

      Tirmizi, Kiraat 4, 2949. H.
      Resimler
      • afjei5k.jpg

        9.99 kB, 0×0, 176 defa görüntülendi
      Hz. Ali (radiyallahu anh) anlatiyor:

      "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim Kur'an'i okur, ezberler, helal kildigi seyi helal kabul eder, haram kildigi seyi de haram kabul ederse Allah, o kimseyi cennete koyar. Ayrica hepsine cehennem şart olmuş bulunan ailesinden on kişiye şefaatci kılınır."

      Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 13, 2907 H
      Resimler
      • 10.jpg

        11.03 kB, 0×0, 166 defa görüntülendi
      Ukbe Ibnu Amir (radiyallahu anh) anlatiyor:

      "üç vakit vardir ki, Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bizi o vakitlerde namaz kılmaktan veya ölülerimizi mezara gömmekten mehyetti:
      - Güneş doğmaya basladığı andan yükselinceye kadar.
      - öğleyin günes tepe noktasına gelince, meyledinceye kadar.
      - Güneş batmaya meyledip batıncaya kadar."

      Muslim, Musafirin 293, (831); Ebu Davud, Cenaiz 55, (3192); Tirmizi, Cenaiz 41, (1030); Nesai, Mevakit, 31, (1, 275, 26).
      Resimler
      • 7.jpg

        7.32 kB, 0×0, 697 defa görüntülendi
      Resulullah (s.a.a) bir gün İmam Hüseyin’in elinden tutarak şöyle buyurdular:

      “Ey cemaat! Bu Hüseyin bin Ali’dir; O’nu tanıyın; canım elinde olan Allah’a ant olsun ki Hüseyin cennettedir, O’nu sevenler de cennettedir, O’nu sevenleri sevenler de cennettedir.”


      Bera Bin Azib diyor: Resulullah'ı (s) Hüseyin'i (sırtında) taşırken gördüm, şöyle buyurmaktaydı: Allahım! ben onu seviyorum sen de sev.

      Ben Hasan'a (a) sabır ve ilim hediye ediyorum Hüseyin'e (a) de bağışta bulunma ve şefkat.

      Hasan ve Hüseyin Cennet Gençlerinin efendileridirler. Babaları ise onlardan daha üstündür.


      Hasan ve Hüseyin Cennet Gençlerinin efendileridirler
      Bu günümüzü çalan iki hırsız var; geçmişe ilişkin pişmanlıklarımız ve
      geleceğe ilşkin kaygılarımız...
      Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor:
      "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Allah arzı yarattığı zaman, arz sallanmaya (tıpkı bir hurma ağacı gibi sağa sola) yalpalar yapmaya başladı, bunun üzerine dağlarla onu sabitleştirdi ve böylece arz istikrarını buldu. Melekler dağların şiddetine hayrette kaldılar.

      "Ey Rabbimiz, dediler, dağlardan daha şiddetli bir mahluk yarattın mı?"

      "Evet, buyurdu. Demiri yarattım.''

      "Demirden daha şiddetli bir şey yarattın mı?'' dediler. Hak Teâla:

      "Evet! dedi. Ateşi yarattım.''

      "Ateşten daha ağır bir şey yarattın mı?" diye yine sordular. Hak Teala:

      "Evet, dedi, suyu yarattım! ''

      "Sudan daha şiddetli bir şey yarattın mı?'' dediler. Hak Teala tekrar cevap verdi:

      "Evet, rüzgârı yarattım.''

      "Rüzgârdan daha şiddetli bir şey yarattın mı?'' diye yine sordular. Hak Teâla:

      "Evet insanoğlunu yarattım'' dedi ve devam etti: "Eğer o, sağ eliyle sadaka verir, sol eli görmeyecek kadar gizlerse (daha şiddetlidir).''

      Tirmizi, Tefsir, Muavvizateyn 2, (3366).
      Resimler
      • 14.jpg

        8.95 kB, 0×0, 748 defa görüntülendi
      Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor:
      "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in şöyle söylediğini işittim:

      "Sizden birinizin kapısının önünden bir nehir aksa ve bu nehirde hergün beş kere yıkansa, acaba üzerinde hiç kir kalır mı, ne dersiniz?"

      "Bu hal, dediler, onun kirlerinden hiçbir şey bırakmaz!" Aleyhissalâtu vesselâm:

      "İşte bu, beş vakit namazın misalidir. Allah onlar sayesinde bütün hataları siler" buyurdu."

      Buhâri, Mevâkît 6; Müslim, Mesâcid 282, (666); Tirmizî, Emsâl 5, (2872); Nesâî, Salât 7, (1, 231); Muvatta, Sefer 91, (1,174).
      Resimler
      • 10.jpg

        11.03 kB, 0×0, 186 defa görüntülendi
      Ebu Sa'îdi'l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor:
      "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kim Allah Teâla hazretlerinin rızası için bir derece tevazu izhar eder (alçak gönüllü) olursa, Allah, onu bu sebeple, bir derece yükseltir. Kim de Allah'a bir derece kibirde bulunursa, Allah da onu bu sebeple bir derece alçaltır, böylece onu esfel-i safilîne (aşağıların aşağısına) atar."
      Resimler
      • 20.jpg

        9.55 kB, 0×0, 195 defa görüntülendi